DOLAR %
EURO %
ALTIN 1.164,46-0,15
BITCOIN %
Ankara

KAPALI

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

Admin

Admin

27 Ocak 2023 Cuma

Parmak ucunda dansın büyülü dünyası

Parmak ucunda dansın büyülü dünyası
0

BEĞENDİM

ABONE OL

*KONSER

-Grammy ödüllü Alman barok topluluğu ‘Akademie Für Alte Musik Berlin’ Ankaralı sanatseverlerle buluşuyor. 28 Ocak Cumartesi 20.00’de CSO Ada Ankara’da gerçekleşecek konserin bilet fiyatı 100-275 lira.

-Büyük Ev Ablukada, Ankara’da. 28 Ocak 21.00’de Congresium Ankara’daki konserin bilet fiyatı 280-325 lira.

-Mirkelam 3 Şubat Cuma 21.00’de Zorlu PSM Touche’de sevilen şarkılarını söyleyecek. Bilet fiyatı 660-1.650 (yemekli)

-Göksel 3 Şubat 21.00’de Bostancı Gösteri Merkezi’nde olacak. Bilet fiyatı 282,50-565 lira.

-Palmiyeler 3 Şubat 21.30’da Blind İstanbul’da konser verecek. Bilet fiyatı 150 lira.

-Deneysel elektronik müziğin iki başarılı ismi Alper Maral ve Mert Topel, ‘Control Voltage Project’ albümünün tanıtımı için 28 Ocak 19.00’da Akbank Sanat’ta sahneye çıkacak. Bilet fiyatı 50 lira.

-Rus popçu Monetochka 1 Şubat 21.00’de IF Performance Hall Beşiktaş’ta konser verecek. Bilet fiyatı 1.100 lira.

*DJ

-İzlandalı elektronik müzik projesi Kiasmos’tan Janus Rasmussen ve Alman prodüktör Fejka, PSM Loves 2 Dance kapsamında 3 Şubat 21.00’de Zorlu PSM %100 Studio’da performans sergileyecek. Öncesinde Zeynep Erbay 19.00’da DJ kabininin başına geçecek. Bilet fiyatı 297 lira.

*BALE

-Ünlü koreograf Jean-Christophe Maillot’nun Shakespeare’in unutulmaz eseri ‘Romeo & Juliet’ yorumu 3-4 Şubat’ta Zorlu PSM Turkcell Sahnesi’nde sanatseverlerle buluşuyor. Saat 21.00’de başlayacak ‘Monte Carlo Balesi: Romeo & Juliet’ temsilinin bilet fiyatı 440-2.970 lira.

-İstanbul Devlet Opera ve Balesi, Hindistan’da geçen bir aşk hikâyesini anlatan ‘La Bayadere’i sergiliyor. 28 Ocak Cumartesi ve 31 Ocak Salı 20.00’de AKM-Türk Telekom Opera Salonu’nda gerçekleşecek bale temsilinin bilet fiyatı 85-325 lira.

*SERGİ
-The Stay Boulevard Nişantaşı, ressam Devrim Erbil’in İstanbul eserlerinin yeni serisi ‘Neonİst. by Devrim Erbil’ sergisine ev sahipliği yapıyor. Sanatçının klasikleşmiş İstanbul çizimlerini neon renklerle yenilediği sergi aynı zamanda NFT serileri de barındırıyor. 2 Nisan’a kadar ziyaret edilebilir.

-Ali Elmacı’nın PİLEVNELİ Dolapdere’deki ‘Dudaklarımı Öp Kalbimi Hançerle’ sergisi 18 Şubat’a kadar görülebilir. Sergide, sanatçının kâğıt ve tuval eserlerinin yanı sıra yönetmenliğini üstlendiği üç yeni kısa metraj filmi de var.

-KUN Art Space, Dicle Çiftçi’nin ‘Eve Giren Güneş Kadar Güneşleniyorum’ isimli sergisine ev sahipliği yapacak. 4 Şubat’ta kapılarını açacak sergi, sanatçının güneş ve gün ışığı temalarından yola çıkıp binlerce yıldır insanlar için çok mühim ve hatta tapınılası bir yere sahip olan Güneş’in neden ve nasıl bu kadar önemli hale geldiği konusunu sorguluyor. Sergi 12 Mart’a kadar Adana KUN Art Space’te sürecek.

 *ATÖLYE

-Rahmi M. Koç Müzesi, 28 Ocak Cumartesi 14.00’te 8-12 yaş çocuklar için ‘Peki Sen Ne Şekerisin?’ isimli biyoloji atölyesi düzenliyor. Atölyede gerçekleşecek deneyle çocuklar yiyip içtikleri besinlerdeki farklı şeker türlerini öğrenip vücudumuz için yararlı ve zararlı olanların farkındalığına varacak. Katılım ücreti 252 lira.

-Koşuyolu Mahallesi’ndeki Hasan Usta Kebap, 29 Ocak Pazar 14.00’te 6-12 yaş çocuklar için ‘Renkli Donutlar’ atölyesi düzenliyor. Katılım ücreti 145 lira.

*GECE

-Merve Özbey 28 Ocak Cumartesi 21.30’da Jolly Joker Private’ta. (0850) 549 01 19

-Ayla Balyemez 28 Ocak 22.30’da ODA by VENGE’de. (0554) 198 05 12

-Güliz Ayla 28 Ocak 23.00’te Folks Kitchen & Cocktail’de. (0530) 251 92 50

-Ayta Sözeri 29 Ocak Pazar 20.00’de Yeni Gazino’da. (0532) 500 28 69

 

 

 

 

Devamını Oku

Özel okullar sempozyumu Antalya’da yapılıyor

Özel okullar sempozyumu Antalya’da yapılıyor
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Sempozyum öncesi TÖZOK Yönetim Kurulu Başkanı Zafer Öztürk, basın mensupları ile yaptığı sohbette, “Ekonomik sıkıntı nedeniyle devredilen, kapatılan okullar var. Birçoğu da kapanmamak için sermaye ve ortak arıyor. Özel okullardan öğretmen kaçışı başladı, kurslara eğitim merkezlerine gidiyorlar. Geliri yeterli olmayan veliler de çocuklarını yavaş yavaş alıyorlar.” dedi
TÖZOK Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Cem Gülan ise, “ 2-3 bin okul kapanma riski altında. En büyük endişem 25-30 bin öğretmenin işsiz kalması. Bu arada Türkiye’de 200’ün üzerinde ruhsatsız, kaçak uluslararası özel okul var. Bunların çoğu da Arap kökenli. Oysa bu sayının 6-7 olması gerekir” diye konuştu.

ÖZEL OKULLAR SORUNLARINI GENEL MÜDÜRE ANLATTI
Bu yıl “Cumhuriyet’in 100’ünci Yılı ve Eğitimin Geleceği” başlığı ile düzenlenen sempozyumda sıkıntılı günler yaşayan özel okul sahipleri sorunlarını Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer’e anlatmak istediler, ancak son dakikada Bakan Özer gelemeyince, kurucular sıkıntılarını Genel Müdür Mustafa Gelen’e aktardı.
Toplantının açılış konuşmasını yapan Türkiye Özel Okullar Derneği (TÖZOK) Yönetim Kurulu Başkanı Zafer Öztürk, ücret artışının sınırlandırılmasını eleştirdi.

ÖĞRETMENE ASGARİ ÜCRETİN 2-5 KATINI VERMEK İSTERİZ
Salonda alkışlarla sözü sık sık kesilen Başkan Öztürk, on binlerce öğretmene ve kaliteli eğitim almak için özel okulları tercih eden milyonlarca veliye kulak verilmesi gerektiğini söyledi. Öztürk şöyle konuştu:

“TÜİK’in enflasyon verileriyle ve yönetmeliğe göre ücret artışlarımızı belirleme hakkımız olmasına rağmen, Bakanlığımız bu hakkı sınırlandırmış olup, önümüzü kapatmıştır. Bunun sonucunda da özel okul öğretmen maaşları, devlet okullarında görev yapan öğretmenlerin maaşlarının gerisinde kalmıştır. Sakın farklı bir anlam çıkarılmasın, biz de özel okullar olarak eskiden olduğu gibi öğretmenimize asgari ücretin en az 2 ile 5 katı kadar ücret vermek isteriz.

BİR GECEDE DEĞİŞİKLİK
Ne yazık ki, sadece ücret artışının kısıtlanmasıyla da yetinilmedi. Ayrıca bir gecede yönetmelik değişikliği de yapıldı. Yönetmelik değişikliğinin ne anlama geldiğini sizlere 32 yıldır onuruyla hizmet veren bir okulun kapanma kararını velilerine yazdığı mektuptan kısa bir alıntıyla aktarıyorum:
“Yapılan bu düzenleme ile gelecek yıllarda da özel okul fiyatlarının herhangi bir hesaba dayandırılmaksızın belirleneceği belli olmuştur.”.

DANIŞTAY’A TAŞIYACAĞIZ
Yapılan yönetmelik değişikliği ile ilgili müzarekelerimiz, ilgili yerlerle halen devam ediyor. Umudum; bu durumdan en kısa sürede dönülerek, ortak bir uzlaşı sağlanması. Aksi takdirde, diğer derneklerin de bize katılması durumunda, konuyu Danıştaya taşıyarak yönetmelik değişikliği talep etmek arzusundayız. Bilinmelidir ki; amacımız iki misli, üç misli artışlar değil. Amacımız ve isteğimiz net ve hiçbir kurumun mağdur olmayacağı bir yönetmelik yapılması.

ÇOCUĞUNU ÖZEL OKULA GÖNDERENE TEŞVİK İSTİYORUZ
Çocuğunu özel okula gönderen her veliye belirli oranda teşvik ve destek verilmesini istiyoruz. Vergi, sosyal sigorta primleri ve benzer tüm resmi ödemelerde yapılacak destek ve düzenlemeler maliyetlerimizi düşüreceğinden buradan elde edilecek kaynakların öğretmenlerimize aktarılacak kaynaklar olarak öngörülmesi temennimizdir”

Devamını Oku

Meslek liselerinden tarihi rekor: Son 5 yılda gelirleri 10 kat arttı

Meslek liselerinden tarihi rekor: Son 5 yılda gelirleri 10 kat arttı
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Millî Eğitim Bakanı Mahmut Özer, Türkiye’de mesleki eğitim alanında yaşanan dönüşümün gelişmiş dünya ülkelerine de örnek olduğunu vurgulayarak “İş gücü piyasasının ihtiyaç duyduğu nitelikli insan potansiyelini yetiştiren bir mesleki eğitim sistemimiz var. 28 Şubat sürecinde katsayı uygulamaları gibi toplumsal mühendislik projeleriyle yapılan müdahaleler, meslek liselerinin itibar kaybına uğramasına yol açmıştı. Mesleki eğitim alanında devrim niteliğinde yaptığımız düzenlemeler sayesinde Türkiye’deki mesleki eğitim modeli artık gelişmiş ülkelere de ilham kaynağı oluyor. Mesleki eğitimden sorumlu Bakan Yardımcısı olarak göreve başladığım tarihten sonra bu alanda gerçekleştirdiğimiz dönüşümlerle bir zamanlar kimsenin kapısının önünden geçmek istemediği meslek liseleri, artık yüzde 1’lik başarı diliminden öğrenci almaya başladı ve döner sermaye kapsamında elde ettikleri gelirden ülke ekonomisine katkı sağlayan bir yapıya dönüştü” şeklinde konuştu.

GELİR 2 MİLYAR 357 MİLYON 755 BİN LİRAYA YÜKSELDİ
Bakan Özer, mesleki ve teknik eğitimde eğitim – üretim – istihdam kapsamında öğrencilerin gerçek üretim ortamlarında yaparak ve üreterek öğrenmelerini sağlamak amacıyla okulların döner sermaye işletmelerindeki üretim faaliyetlerini her zaman desteklediklerini belirterek “Meslek liselerimiz, döner sermaye kapsamında 2017’de elde ettiği 215 milyon 268 bin liralık geliri son beş yılda yüzde 995 artışla 2022 sonu itibarıyla 2 milyar 357 milyon 755 bin liraya yükseltti. Böylece tarihî bir rekor elde etti. Bu süreçte emeği geçen il ve ilçe müdürlerimize, okul yöneticilerimize, öğretmen ve öğrencilerimize, katkı sunan herkese teşekkür ediyorum” dedi.

Meslek liselerinin yaptıkları üretimden son beş yılda önemli oranda gelir elde edildiğini kaydeden Özer şu bilgileri paylaştı: “Döner sermaye işletmesi olan mesleki ve teknik eğitim kurumlarımızın 2017 yıl sonu itibarıyla elde ettiği gelir toplamı, 215 bin 268 bin liraydı. 2018 yılında bu oran yüzde 15 artışla 248 milyon 608 bin, 2019 yılında yüzde 43 artışla 356 milyon 435 bin, 2020 yılında yüzde 41 artışla 503 milyon 197 bin liraya ulaştı. 2021 yıl sonu itibarıyla yüzde 131 artışla 1 milyar 162 milyon 574 bin liraya ulaşan toplam gelir, 2022 yılının sonunda yüzde 102 artışla 2 milyar 357 milyon 755 bin liraya yükseldi.”

ÖĞRENCİLER GELİRDEN 110 MİLYON LİRA PAY ALDI
Bakan Özer, döner sermaye kapsamında elde edilen bu gelirden öğrenci ve öğretmenlerin de yararlandığına dikkati çekerek “Bu üretimden aynı zamanda hem öğrencilerimiz hem de öğretmenlerimiz pay alıyor. Bu kapsamda elde edilen bu gelirden 2022 yılında öğrencilerimiz 110 milyon 552 bin, öğretmenlerimiz de 235 milyon 898 bin lira olmak üzere toplam 346 milyon 450 bin lira pay aldılar” bilgisini paylaştı.

GELİRİNİ EN FAZLA ARTIRAN İLK BEŞ İL
Mesleki ve teknik eğitim kurumlarının döner sermaye işletmesi kapsamında 2022 yılında üretimden en fazla gelir elde eden ilk beş ili açıklayan Özer, “Gelirini 272 milyon 683 bine yükselten İstanbul, birinci; Ankara, 259 milyon gelirle ikinci sırada yer aldı. Gelirini 208 milyon liraya yükselten Gaziantep üçüncü, Bursa 143 milyon lirayla dördüncü, Konya ise gelirini 92 milyon 500 bin liraya yükselterek beşinci sırada yer aldı” dedi.

GELİRİNİ EN FAZLA ARTIRAN İLK ÜÇ OKUL
Bakan Özer, bu dönemde döner sermaye işletmesi kapsamında en fazla gelir elde eden ilk üç okulun ise sırasıyla Ankara Beypazarı Fatih Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, Bursa Osmangazi Tophane Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, Gaziantep Şehitkamil Şehit Serdal Şakır Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, Gaziantep Şehitkamil Beylerbeyi Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi olduğunu söyledi.
Döner sermaye işletmesi kapsamında en fazla gelir elde eden ilk beş alan ise sırasıyla “yiyecek içecek hizmetleri, mobilya ve iç mekân tasarımı, metal teknolojisi, konaklama ve seyahat hizmetleri, elektrik elektronik teknolojisi” alanları oldu.

Devamını Oku

Seyit Mehmet Özkan: “Futbolcu ihraç eden ülke olmalıyız”

Seyit Mehmet Özkan: “Futbolcu ihraç eden ülke olmalıyız”
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Spor Toto 1. Lig’in 22. haftasında cumartesi günü Boluspor ile karşılaşacak Altınordu, İsmet Orhunbilge Tesisleri’nde gerçekleştirdiği antrenmanla hazırlıklarına devam etti. Teknik Direktör Gökhan Ünal yönetiminde yapılan çalışmada oyuncular ısınma hareketlerinin ardından Boluspor maçının taktik provasını gerçekleştirdi.

Zorlu Boluspor müsabaka öncesinde takımın iki tecrübeli oyuncusu Rıdvan Koçak ve Erdi Dikmen, önemli açıklamalarda bulundu.

Rıdvan, hafta başından beri Boluspor maçına iyi hazırlandıklarını ifade ederek, “Takım içinde çok güzel bir havamız var. Geçtiğimiz hafta Sakaryaspor deplasmanında çok iyi bir futbol ortaya koymamıza rağmen mağlup olduk. O maçı bir talihsizlik olarak değerlendiriyoruz. Boluspor maçından mutlak galibiyet bekliyoruz” şeklinde konuştu.

Başarılı futbolcu Erdi Dikmen de, “Sakarya deplasmanında çok iyi oynadık. Birçok pozisyona girmemize rağmen istediğimiz golü atamayarak sahadan mağlubiyetle ayrıldık. Boluspor’u sahamızda yenerek o maçın telafisini yapmak istiyoruz. Takımımıza yeni katılan arkadaşlarımız hemen adapte oldu. Takım içinde çok güzel bir arkadaşlık ortamı var” diye konuştu.

Altınordu’dan Felsefe Kardeşliği Turnuvası

Altınordu Futbol Kulübü tarafından düzenlenen 9. Altınordu Felsefe Kardeşliği Turnuvası, Selçuk İsmet Orhunbilge Tesisleri’nde gerçekleştirildi. Üç gün devam eden turnuva, şenlik havası içinde geçerken; turnuvanın açılış ve kapanışına katılan Başkan Seyit Mehmet Özkan, turnuvada dereceye giren minik sporculara ödüllerini takdim etti. Altınordu Başkanı Seyit Mehmet Özkan, Altınordu Felsefe Kardeşliği turnuvasının bitiminde kulüp televizyonuna önemli açıklamalarda bulundu.

Başkan Özkan, “Altınordu Felsefe Kardeşliği’ diye bir kavram ortaya attık. Bu felsefe kardeşliği şu demek; bu toprakların 85 milyon nüfusun 30-35 milyon cıvıl cıvıl gençleri var. Bu gençlere yeterince imkan sağlamak, gençlerin sadece sahalarda değil, sanatta da sanayide de ticarette de turizmde de her türlü bilgi işlemde, yazılımda, savunma sanayinde, her şeyde gençlerimizin önünü açmak, biz yetişkinlere kalıyor. Bu anlamda da işte biz felsefe kardeşliği ile bunu söylüyoruz. Yani biz bu toprakların çocuklarıyız, birbirimize destek olmamız lazım. Bu toprakları daha yaşanılır ülke haline getirmemiz için gençlerimizin farkındalıklarını yükseltmemiz, onları her zaman aktif, hımbıl olmayan devamlı hareketli olan gençler olarak büyütmemiz lazım. Bu anlamda bu felsefeyi bizimle aynı düşünen amatör kulüplerimize böyle bir belge veriyoruz. Felsefe kardeşliği diye. O felsefe kardeşliğini kabul eden, bizim gibi düşünen amatör kulüplerle burada yılda iki üç defa toplanıyoruz. Bu topraklarda mutlaka yetenek var. Yeter ki biz yetişkinler bu çocukların önlerini açalım. Bu çocuklara yeterli imkanlar sağlayalım. Biz bu felsefede devam edeceğiz. Bu anlamda da ‘Türkiye’nin Altınordusu’ olmayı hak edecek işlerdir bunlar. Bunlara da devam edeceğiz ve bizim arkamızdan da inşallah diğer kulüpler gelecek” ifadelerini kullandı.

Başkan Özkan, sözlerini şöyle tamamladı:

“Türkiye tüketen değil, futbolcu üreten, hatta ve hatta Avrupa’ya aynen Hırvatistan gibi Sırplar gibi futbolcu ihraç eden, sürdürülebilir başarılar elde eden bir spor ülkesi olacak. Bu anlamda bugün çocuklarla beraberdik. Çok mutluyduk. Onlar zaten içi dışı bir çocuklar. Onlarla gerçekten birlikte olmak bize de büyük bir enerji ve keyif veriyor. Böyle bir üç gün geçirdik”

Devamını Oku

Gencecik yaşında sinemada şöhreti bulmuştu: Sevgilisi ‘çocuk yapalım’ deyince evinin kadını oldu

Gencecik yaşında sinemada şöhreti bulmuştu: Sevgilisi ‘çocuk yapalım’ deyince evinin kadını oldu
0

BEĞENDİM

ABONE OL

ÇÖLDEKİ VAHADA ÜNLÜ OLMUŞTU, SONRA KAYIPLARA KARIŞTI
Tam da Shields ile Christopher Atkins’in başrollerini paylaştığı Mavi Göl’den bir yıl sonra çekilen bir filmle yıldızı iyice parlamıştı. O dönemde henüz 19 yaşındaydı. 1980’li yılların hafızalara kazınan yapımlarından biri olan bu filmde de 1981 tarihli Mavi Göl ile benzerlikler vardı. Her ne kadar filmin kahramanı olan iki genç ıssız bir adaya düşmeseler de saldırıya uğrayan bir kervandan kurtulup çöldebuldukları bir vahaya yerleşiyorlardı.

ARTIK BAMBAŞKA BİR HAYATI VAR
Orada da ikisi yan yana hem aşkı hem de hayatı keşfediyorlardı. İşte bu film, gencecik kadın yıldızı için kelimenin tam anlamıyla bir dönüm noktası oldu. Ondan sonra kariyerinde hızla yükseldi. Ardı ardına döneminin ünlü filmleri için kamera karşısına geçti. Ama sonra birden bire ortadan kayboldu. Brooke Shields’in 80’lerde oynadığı filmlerin yeniden gündeme gelmesiyle o vahanın ortasındaki güzel kadın da özellikle bu iki yapımı da görmüş olanların aklına düştü. O koyu renk saçlı, kahverengi gözlü, dolgun dudaklı güzel kız neredeydi şimdi? Hemen söyleyeyim ki o artık Hollywood’un spot ışıklarından uzakta, bambaşka şeyler yapıyor.

EVİNİN KADINI OLDU
Eğer belli bir yaşın üzerindeyseniz ya da sinema tarihine meraklıysanız kimden söz ettiğimizi çoktan anladınız. Evet o! Paradise (Cennet) filminin güzel yıldızı Phoele Cates’i anlatıyoruz. Başta Paradise olmak üzere Fast Times at Ridgemont High, Private School, Drop Dead Fred, Gremlinler gibi yapımlarla tanınan Phoebe Cates, yıllardır “kayıp.” Ama başına kötü bir şey gelmiş değil. Yani Phoebe Cates bir anda parlayıp sonra unutulan Hollywood yıldızlarından biri değil. Tam tersine bunu kendi tercihiyle yaptı. Çünkü, 1989 yılında meslektaşı Kevin Kline ile evlendi, iki çocuk dünyaya getirdi ve yaygın deyimle “evinin kadını” oldu.

ARKADAŞINI KIRAMADI AMA YİNE GERİ DÖNMEDİ: Phoebe Cates, evlendikten sonra 1994 yılında beyazperdedeki son rolünü oynadı. Sonra 2001 yılında yakın arkadaşı olan Jennifer Jason Leigh’i kıramadı ve The Anniversary Party için kamera karşısına geçti. 2015 yılında da bir video oyununa sesiyle katkıda bulundu. Sonra da yine spot ışıklarının altından uzaklaştı.

İKİ ÇOCUĞU İÇİN KARİYERİNİ BİR KENARA BIRAKTI
Aslında geleceği parlak bir genç yıldızken bir anda kariyerini elinin tersiyle itmesi ikinci çocuğunun yani kızı Greta’nın 1994 yılındaki doğumundan sonra oldu. Ondan üç yıl önce de oğlu Owen’ı dünyaya getirmişti Phoebe Cates. Görünüşe göre eşi Kevin Kline da oyuncu olmasına rağmen onun tercihi sinemadan yana olmadı.

ROLÜ ALAMADI AMA HAYATININ AŞKINI BULDU
Şimdi biraz başa dönelim ve Phoebe Cates’in hayatını değiştiren ayrıntıya yani Kevin Kline ile tanışmasına bakalım. Kendisinden 16 yaş büyük meslektaşı Kevin Kline ile Hollywood’un uzun evliliklerinden birini yürüten Cates’in cephesinde de işler yolunda gidiyor belli ki. Cates, eski hayatına geri dönmeyi aklından bile geçirmedi. Bu mutlu evliliğin temelini atan ikilinin The Big Chill adlı yapım için seçmelere katılması oldu. Phoese Cates o seçmelerden başarıyla çıkamadı yani rolü alamadı. Ama hayatının aşkını buldu.

Cates ve Kline’ın yolları iki yıl sonra bu kez New York’taki bir tiyatroda kesişti. Cates o sırada The Nest of the Wood Grouse için provalardaydı. Kline de aynı tiyatronun başka bir katında Shakespeare’in Henry V adlı oyunu için çalışıyordu. Öyle ya da böyle sonunda ikisinin yolları kesişti ve bir daha ayrılmadılar.

ESKİ SEKRETERİNDEN RANDEVİ UYARLAMASINI İSTEDİ: Öyle ya da böyle sonunda ikisinin yolları kesişti ve hayatlarının aşkını buldular. İddialara göre Kevin Kline, Cates’in eski asistanını aradı ve ona güzel oyuncuyla bir buluşma ayarlamasını istedi. Sonra da ikili arasında gerçek bir aşk doğdu.

ARTIK BİR MAĞAZASI VAR
Her ne kadar Hollywood’a veda etmiş olsa da şu anda 59 yaşında olan Phoebe Cates, iş hayatından tamamen elini eteğini çekmiş değil. Çünkü 2005 yılında New York’ta bir mağaza açtı. Mağazasında özgün giysiler aksesuarlar mücevherler ve ev eşyaları satıyor.

75 yayındaki Kevin Kline ile 59 yaşındaki Phoebe Cates’in iki çocuğu Owen ve Greta da sanat dünyasından ayrı kalmadı. İki kardeş, The Squid and the Whale adlı filmin yanı sıra The Anniversary Party’de dekamera karşısına geçti. Ünlü çiftin kızı Greta aynı zamanda bir müzisyen.

MUTLU EVLİLİĞİN SIRRI ARADAKİ YAŞ FARKI
Kevin Kline ile Phoebe Cates’in evliliğinde en çok dikkat çeken ayrıntı bunca yıldır mutlu olmaları elbette. Ama başka bir ayrıntı daha var: Aralarındaki ciddi yaş farkı. Kline onunla tanıştığında ve romantik bir ilişki yaşamaya başladığında kendisinin 40’lı yaşlarında olduğunu Catesi’n ise henüz 20’lerinin başına geldiğini anlatmıştı bir röportajında. “Ben 40’ın üzerindeydim. Sonunda oyunculuğa takıntılı olmaktan vazgeçip biraz da yaşamayı hatta evlenmeyi düşünüyordum” diye anlattı. Ona göre evliliklerinin bu kadar başarılı olmasının nedeni aralarındaki yaş farkı.

Kevin Kline ,The Guardian’a verdği bir röportajda ” Eğer kendi yaşımda biriyle evlenseydim çocuk sahibi olma ihtimalim az olurdu. ‘Hey çocuk yapabiliriz, haydi evlenelim’ dedik ve öyle oldu” diye konuşmuştu.

TAM ZAMANLI OLARAK ÇALIŞMAK İSTEMEDİ
Cates, anne olduktan sonra hemen kariyerine dönmedi ama hemen kameralarla bağlantısını da koparmadı. Arada sırada bazı yapımlarda oynasa da asıl istediği bu değildi. Çünkü mesleğine tam zamanlı olarak dönmeyi istemiyordu. Bu konuda da şunları söylemişti yıllar önce “Oyunculuğun benim için bir seçenek olmadığını biliyordum. Bunu tekrar yapamazdım.” 

Öyle ya da böyle Phoebe Cates, Hollywood’un yıldızlarından biriyle evli kalsa da kendine verdiği mesleğe dönmeme sözünü tutuyor ve kurduğu yeni hayatı mutlu bir şekilde sürdürüyor. 

KERVAN SALDIRIYA UĞRAYINCA… 
Phoebe Cates’ten bu kadar söz edip onun hafızalara kazınan filmi Paradis’i atlamak olmaz. Meraklıları için filmin konusuna bir bakalım: ” Şam’a gitmek üzere Bağdat’ı terk eden kervanda, güzel bir İngiliz kızı olan Sarah ve ailesiyle yolculuk eden Amerikalı genç David vardır. Kervan saldıraya uğrar. Saldırıdan iki gençle, genç kızın koruması kurtulur. Tabii Sarah’nın koruması da bir cinayete kurban giderek kahramanlarımızı yalnız bırakmayı ihmal etmez. Uzun bir yolculuktan sonra cenneti andıran bir vahaya ulaşan Sarah ve David nihayet baş başa kalabilmişlerdir. Artık yapabilecekleri tek şey hem hayatı hem birbirlerini keşfetmektir.”

Yönetmenliğini Stuart Gillard’ın üstelnidği filme Cates’e sonradan başka yapımlarda da oynayan Willie Aames eşlik ediyordu. Bu arada Filmin en az kendisi kadar şarkısı da hafızalara kazındı. Film için özel olarak L. Russell Brown ve Joel Diamond tarafından yazılan şarkıyı seslendiren kişi de Phoebe Cates idi. 

 

Devamını Oku
escort erzurum escort adana escort antalya escort bursa escort istanbul escort malatya escort gaziantep escort adana escort eskişehir escort

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

deneme bonusu veren sitelerdeneme bonusu