DOLAR %
EURO %
ALTIN 1.128,40-2,33
BITCOIN %
Ankara
-2°

PARÇALI BULUTLU

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

216 okunma

55 yıl sonra açılan dava tartışma yarattı: Reşit olmayan başka oyuncuların filmleri de gündeme geldi… ‘İlk günümde sevişme sahnesinde oynadım’

ABONE OL
15 Ocak 2023 12:30
0

BEĞENDİM

ABONE OL

İngiliz yazar William Shakespeare’in iki düşman ailenin çocukları arasında yaşanan bir aşk hikayesini anlattığı oyunu ‘Romeo and Juliet’ ilk kez 1597 yılında yayımlandı. O günden bu yana milyonlarca kez sahneye kondu, defalarca sinemaya uyarlandı.

Sinemadaki en klasik uyarlamalardan biri, 1968 yılında Franco Zeffirelli’nin çektiği versiyondu. Film gişede büyük bir başarı elde etti, okullarda ders materyali olarak gösterildi, başroldeki Olivia Hussey ve Leonard Whiting’i yıldızlığa taşıdı.

Dolayısıyla Hussey ve Whiting’in geçtiğimiz günlerde filmin yapım şirketi Paramount’a 500 milyon dolarlık tazminat davası açması büyük yankı uyandırdı.

Çekimler sırasında 16 ve 17 yaşlarında olan Hussey ve Whiting, filmin bir yerinde kısa süreliğine kısmen çıplak görünüyor. Davaya konu olan şey de tam olarak bu sahne. Oyuncular Zeffirelli’nin bu sahne öncesinde kendilerine “Çıplak oynamalısınız yoksa film batar” dediğini öne sürüyor ve henüz reşit olmayan kişilere bu şekilde yaklaşılmasının yasal olmadığını savunuyor.

Tıpkı müzik endüstrisinde olduğu gibi sinemada da bu tür durumlara dair eleştiriler genelde “O zamanlar öyleydi” savunmasıyla savuşturuluyor. Ancak reşit olmayan oyuncuların yaşadığı bu tür olaylar ne yazık ki oldukça yaygın ve Hussey ile Whiting’in açtığı davanın ardından gerisinin de çorap söküğü gibi geleceği tahmin ediliyor.

HENÜZ 18 YAŞINDA BİLE DEĞİLLERDİ

Sinema endüstrisinin özellikle 20’nci yüzyılın sonlarında izlediğimiz ürünlerinin bazıları tartışmaya oldukça açık.

Örneğin ‘Taxi Driver’da henüz 12 yaşında olan Jodie Foster seks işçiliğine zorlanmış bir kızı canlandırıyor. 1971 tarihli ‘Walkabout’ filminde ise 16 yaşındaki Jenny Agutter’ı çıplak yüzerken görüyoruz. Bu sahne çekilirken Agutter bilgilendirilmiş ve rızası alınmış. Üstelik ne o ne de Foster bu rollerle ilgili pişman ya da rahatsız olduklarına dair bir açıklama yaptı.

12 yaşındaki Jodie Foster (ortada) ‘Taxi Driver’da

Ancak 16 yaşında bir oyuncunun sahnenin ciddiyetini anlayarak rıza verme olgunluğuna sahip olup olmadığı tartışmanın önemli bir başlığı. Diğer yandan “Kişilerin ilerleyen yıllarda çıplaklığa dair fikirlerini değiştirdikleri bir durumda ne olacak?” sorusu da oldukça kritik.

“O SAHNELERİ ÇEKERKEN İÇİM PARÇALANIYORDU”

Bir diğer örnek de Nastassja Kinski. Kinski henüz 13 yaşındayken Alman yönetmen Wim Wenders’ın 1975’te vizyona giren ‘Falsche Bewegung’ isimli filminde rol aldı. Filmin cinsel unsurlar içeren bir sahnesinde Kinski’nin üstü çıplaktı.

Kinski yıllar sonra Wenders’la ‘Paris, Texas’ ve ‘In Weiter Ferne, So Nah!’ filmlerinde de çalıştı. (Fotoğraf ikinci filmin setinden)

Aktris bir yıl sonra ‘To the Devil a Daughter’da Christopher Lee ile başrolleri paylaştı. Bu filmde çırılçıplak göründüğü sahneler vardı. Kinski 17 yaşındayken rol aldığı erotik komedi filmi ‘Stay As You Are’da da sık sık kamera karşısında çıplak yer alıyordu. ‘Lolita’ benzeri bir “yasak aşk” hikayesi olan bu filmde Kinski’nin rol arkadaşı 50’li yaşlarının ortalarında olan Marcello Mastroianni’ydi.

Kinski, aşağı yukarı 20 yıl sonra bu sahnelerle ilgili olarak şunları söyleyecekti:

“Beni koruyan birileri olsaydı ya da kendime daha fazla güvenebilseydim, belli şeyleri kabul etmezdim. Çıplaklıkla ilgili şeyleri. O sahneleri çekerken içim parçalanıyordu.”

‘HOLLYWOOD ÖYLE, AVRUPA BÖYLE’ Mİ?

1970’lerin ve 80’lerin Avrupa sinemasına baktığımızda, “erotik drama” janrındaki bazı filmlerin istismara varacak sahneler içerdiğini görüyoruz. Üstelik bu filmlerin önemli bir kısmı halen dolaşımda.

Değişen dünyada sorunlu bulunan bu filmler o yıllarda başka bir tartışmanın konusuydu. Avrupalı yönetmenler liberallikleriyle takdir toplarken Hollywood geri kafalı olmakla suçlanıyordu. Buna Paramount’a dava açan Olivia Hussey bile dahildi. Hussey, 2018’de Variety’e verdiği röportajda ‘Romeo et Juliet’i, “Avrupa’da birçok filmde çıplaklık vardı. Kimsenin umurunda değildi” sözleriyle savunuyordu.

Ancak tıpkı “O zamanlar öyleydi” gibi “Avrupa’da böyledir” açıklaması da pek ikna edici değil zira yukarıda da dediğimiz gibi, bazı Hollywood filmleri de Avrupa sinemasından geri kalmıyor.

Brooke Shields ve Susan Sarandon ‘Pretty Baby’de

“O FİLMİ BUGÜN ÇEKEBİLİR MİSİNİZ BİLMİYORUM”

Brooke Shields örneğine bakalım…

Shields henüz 10 yaşındayken Playboy’un yan yayını olan ‘Sugar and Spice’ dergisi için çıplak fotoğraflandı. 1980’de 14 yaşındayken oynadığı jean reklamı da oldukça müstehcen bir slogan içeriyordu: “Pantolonumla aramıza ne girebilir biliyor musunuz? Hiçbir şey…”

Shields’ı dünyanın tanıdığı ‘Pretty Baby’ de o dönemde geldi. Shields filmde 1917’de New Orleans’ta bir genelevde çalışan bir kadının 12 yaşındaki kızını oynuyordu. Filmin yönetmeni Louis Malle Avrupalıydı ama hikâyenin ve senaryonun yazarı Polly Platt Amerikalıydı. Platt, işlerinde New Orleans’ın gece yaşamını konu alan fotoğrafçı EJ Bellocq’tan ve 70’lerin sinema endüstrisindeki sömürülerden esinlenmişti. Filmde Shields’ın karakteri, Keith Carradine’in canlandırdığı Bellocq ile bir ilişki yaşıyor ve fotoğrafçıya çıplak poz veriyordu.

Film çok tartışıldı. “Çocuk pornografisi” suçlamasını dile getirenler dahi oldu. Bazıları da Shields’ın “yaşından çok daha olgun” olduğu savunmasını öne sürüyordu. 1978’de People dergisinde yayımlanan profilde, “Bakışları muğlak bir cinsellikle dolu” gibi ifadeler yer alıyordu.

Shields reşit olmadığı yıllarda birlikte çalıştığı kimseyi doğrudan sömürüyle suçlamadı. Pantolon reklamıyla ilgili olarak “naifliğim beni korudu” derken 2021’de The Guardian’a ‘Pretty Baby’ye ilişkin şunları söyledi: “O filmi bugün çekebilir misiniz bilmiyorum. Sanırım yaşı daha büyük olan ama küçük gösteren bir aktris oynatmanız gerekir.”

Brooke Shields, ‘The Blue Lagoon’da 14 yaşındaydı

Shields, ‘Pretty Baby’den sonra 14 yaşındayken ‘The Blue Lagoon’da rol aldı. Rol arkadaşı 18 yaşındaki Christopher Atkins’ti. Issız bir adaya düşen iki genci anlatan film bolca çıplaklık ve cinsellik içeriyordu. Bu sahnelerde Shields’ın yerine 32 yaşındaki bir dublör oynuyordu ki stüdyonun bu tercihi de tartışmalara neden oldu. Filmin gişe başarısının ardından ‘Bolero’, ‘Blame It on Rio’ ve ‘Paradise’ gibi kopyaları çekildi.

‘Paradise’ın başrolündeki Phoebe Cates, sevişme sahnelerinde oynadığında 17 yaşındaydı. O dönemde People dergisine verdiği röportajda, “Bu sektörde bir kız kariyer edinmek istiyorsa soyunmaya hazır olmak zorunda. Eğer vücudunuz güzelse neden göstermeyesiniz ki?” diyordu. Cates, filmi çekerken kendisini sömürülmüş hissetmediğini söyledi ancak yapımcılara da öfkeliydi. Zira bir dublörle çekilen ve kendisinin haberdar olmadığı sevişme sahneleri de filme eklenmişti.

EVA IONESCO DAVA AÇTI VE KAZANDI

Hussey ve Whiting’in açtığı davanın en çarpıcı emsallerinden biri Fransız oyuncu Eva Ionesco’ya ait. Ionesco, 5 yaşından itibaren kendisinin çıplak ve erotik fotoğraflarını çeken ve başka fotoğrafçılara da izin veren annesi Irina’ya dava açtı. (Bu fotoğraflarla daha 13 yaşına gelmeden İtalyan Playboy ve Alman Der Spiegel dergilerine kapak olan Ionesco, birçok Avrupa filminde oynadı.) 

Bir dizi davanın ardından Fransa mahkemeleri Irina Ionesco’yu kızına 80.000 euro tazminat ödemeye mahkûm ederken elindeki negatifleri imha etmesine veya Eva’ya teslim etmesine ve Eva’nın fotoğraflarını kendisinin rızası olmadan “sergilemek, satmak ya da yaymaktan” kaçınmasına hükmetti.

Whiting ve Hussey’nin dava açtığı sahnede çıplaklık, Ionesco’nun fotoğraflarına kıyasla çok daha sınırlı. Dahası Zeffirelli’nin oğlu Pippo’nun işaret ettiği üzere, iki oyuncu da geçmişte filmi çekerken çok olumlu tecrübeler yaşadıklarına dair açıklamalar yapmıştı. Örneğin Hussey 2018’de, “Herkes, ‘Çok gençlerdi, muhtemelen ne yaptıklarının farkında değillerdi’ diye düşünüyor. Ama biz her şeyin fazlasıyla farkındaydık” demişti.

Yukarıda da sıraladığımız üzere birçok oyuncu geçmişte benzer şeyler söyledi ama bu bugünkü iddialarını geçersiz kılmıyor.

Çocuk istismarı davaları konusunda uzman olan Avukat Jonathan Wheeler, The Guardian’a, “Diyelim ki bir kişi istismara uğradı ve ‘O zaman öyle hissetmedim’ dedi. Daha sonra da sömürüldüğünü düşündüğünü söyledi. Önceki açıklamaları sorun yaratmamalı” yorumunu yaptı.

GÜNÜMÜZDE KURALLAR GENÇLERİ KORUYOR

İnternet çağında oyuncuların hassasiyetleri de eskiye göre arttı zira günümüzde bir sahne bir kez yayınlandıktan sonra sonsuza kadar dolaşımda kalabiliyor.

Günümüzde çekilen dizi ve filmlerde #MeToo’nun ve Harvey Weinstein skandalının da etkisiyle gençleri koruyan kurallar çok daha sıkı. Dizilerde ergen rolünü oynayanların çoğu 18 yaşın üstünde ve sözleşmelerinde “Çıplaklık yok” maddesi net ifadelerle yer alıyor.

Cinsellik sahnelerinin samimiyet koordinatörlerinin denetiminde çekilmesi de önemli bir değişiklik. Bu alanın tanınmış isimlerinden Ita O’Brien, dava konusu olan sahnenin günümüzde çok farklı bir yolla çekileceğini belirterek, “Her kare planlanır ve oyunculara anlatılır. Dolayısıyla sete adım attığınızda hiç sürpriz yaşamazsınız çünkü önceden provanızı yapmış olursunuz” dedi.

Hem aktörlerle ve yönetmenlerle hem de oyuncuların aileleri ve velileriyle iletişim kurmanın ve rıza almanın çok önemli olduğunu da belirten O’Brien günümüzde gereksiz çıplaklıktan kaçınıldığını şu sözlerle açıkladı: “Örneğin bir kişi çıplak olmayı uygun bulmuyorsa, üzerine ten rengi bir mayo ve tayt giydirirsiniz, bir perdenin arkasına yerleştirip arkadan ışık verirsiniz ve bütün sahneyi bir siluet olarak çekebilirsiniz.”

2007-2013 yılları arasında yayınlanan ‘Skins’in üçüncü nesil kadrosu

“İLK GÜNÜMDE SEVİŞME SAHNESİNDE OYNADIM”

Ancak her yapım bu kadar ihtiyatlı değil. Örneğin İngiliz gençlik dizisi ‘Skins’in oyuncuları, son dönemde, parçası oldukları bazı sahneleri sorgulayan açıklamalar yaptı. Dizinin eski oyuncularından April Pearson, 2021’de yayınlanan podcast’inde “Aramızda yaşı bu sahneleri çekmeye yeten biri var mıydı? Kanunen yaşı tutmakla zihinsel olarak yaşı tutmak arasında bir fark var” diye konuştu.

Laya Lewis de Pearson’a hak verdi ve “Benim için biraz aşırıydı” dedi. Bu sahneleri çekmenin kendisinde beden algısı sorunları gibi özgüven problemlerine yol açtığını belirten Lewis, “Setteki ilk günümde sevişme sahnesinde oynadım” ifadelerini kullandı. Lewis diziye başladığında 18 yaşında olduğundan kendisine herkesten daha fazla sevişme sahnesi yazıldığını da sözlerine ekledi.

14 yaşındayken Skins’de rol almaya başlayan Kaya Scodelario ise yakın zamanda yaptığı bir TikTok paylaşımında, “O zamanlar çocukların ve gençlerin korunması diye bir şey yoktu” dedi.

‘Skins’in yaratıcısı Bryan Elsley adına açıklama yapan bir sözcü şu ifadeleri kullandı: “Herhangi bir oyuncumuza kendisini rahatsız ya da saygı görmemiş hissettirdiğimiz için içtenlikle ve tereddütsüz özür diliyoruz. TV endüstrisinde çalışan herkes için emniyetli, güvenilir ve keyifli çalışma koşulları yaratmaya devam etmekte kararlıyız.”

Son dönemin popüler isimlerinden Sydney Sweeney de ‘Euphoria’daki çıplak sahneleriyle ilgili olarak benzer kaygılar dile getirdiğini, yönetmen Sam Levinson’ın da kendisine olumlu yaklaştığını açıkladı. Sweeney, “Bir sahnede çıplak olmak istemediğimde Sam beni zorlamadı” diye konuştu.

Bu da Hussey ve Whiting’in iddiasına göre Zeffirelli’nin “Çıplak oynamalısınız yoksa film batar” dediği günlerden bu yana bir şeylerin değiştiğini gösteriyor. Geçtiğimiz 500 yılda çekilen onlarca ‘Romeo and Juliet’ uyarlamasında cinsellik olmaması da Zeffirelli’nin öngörüsünün doğru olmadığını ortaya koyuyor. Oyuncuların açtığı davanın sonuçlarını ise zaman gösterecek.

The Guardian’da yayımlanan “‘My first day was a sex scene’: the disturbing history of teen actors and nudity” başlıklı haberden derlenmiştir.

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP
300x250r
300x250r
escort erzurum escort adana escort antalya escort bursa escort istanbul escort malatya escort gaziantep escort adana escort eskişehir escort

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

deneme bonusu veren sitelerdeneme bonusu