Kavanozdaki İnsan
Mustafa SOYKÖK

Mustafa SOYKÖK

Sahih Dindarlık

Kavanozdaki İnsan

12 Ekim 2017 - 10:36 - Güncelleme: 15 Ekim 2017 - 01:07

(EVREN, İNSAN VE SORUMLULUĞU)

Evren; insanın içerisinde yaşadığı ve kendisini insan kılan değerleri yaşattığı büyük kavanozun ismidir. Sadece insan değil hayvanlar, bitkiler, dağlar, taşlar, ırmaklar, denizler, gök yüzü, cansız varlıklar;  göz ile görebildiklerimiz ve göremediklerimiz, hepsi evreni oluşturuyor. Hepsi bu büyük kavanozun içerisinde yaşatılıyor. Yaratan ve yaşatan sonsuz güç ve kudret sahibi Allah Azze ve Celle.

Evrendeki bütün canlılar Allah'ı zikrediyor, yaradılış gayelerine uygun yaşamaya devam ederek Allah'a ibadet ediyorlar. Dahası okumak isteyenler için hepsi Allah'ı gösteriyor, apaçık mesajlar veriyorlar:

"Kuşkusuz, göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbirini takip edişinde; insanlara faydalı yüklerle denizlerde seyreden gemilerde; Allah'ın gökten indirerek onunla ölü toprağa can verdiği ve her çeşit canlının çoğalmasını sağladığı yağmurlarda; rüzgarların (yönünün) değişmesinde ve gökle yer arasında kendileri için tayin edilmiş belirli güzergahlarda akan bulutlarda: (bütün bunlarda) düşünüp, akıllarını kullananlar için mesajlar vardır." (Bakara, 164. Ayet)

Ne var ki insan "Oku" emrine muhatap  olduğunu unutmuştur. Dahası kim olduğunu, niçin burada bulunduğunu ve buradan nereye yol alacağını unutmuştur. "Okumak" harekete geçmek demektir. İnsan iyiye ve güzele dair heyecan ve hareketini yitirmiştir.

Ayrıca insan kavanozda yaşatılan bir varlık olduğu halde kavanozun sahibi olduğunu zannetmiştir. İnsan acizdir, ölümlüdür, kavanozun sahibine (Allah Teala) ve kavanozdaki komşularına karşı sorumlulukları vardır.  

İnsan kavanozu evren olarak algılama yeteneğine sahip tek canlıdır. Okuyabilir, okumalar neticesinde elde ettiği verileri birbirleriyle bağlantılı hale getirip sonuçlar çıkarabilir. Akıl etmek, bağlamak demektir. Bilim üretebilir.

Üstelik hayal kurabilir. İsimlendirebilir, katagorize edebilir,  kayıt altına alabilir.

Bütün evren onda tebellür etmiştir. "Okumak" ibadetini kendisine de yöneltmelidir. Bizzat kendisi kendisinde Allah'ın varlığına ve birliğine dair nice deliller bulacaktır. Bizzat kendisi kendisine nice önemli mesajlar sunacaktır.   

"Hoşça bak zâtına kim zübde-i âlemsin sen

Merdüm-i dîde-i ekvân olan âdemsin sen." (Şeyh Galip)

(Hoşça bak kendine ki kainatın özüsün sen. Bütün yaratıkların gözbebeği olan Hz. İnsan'sın sen.)

Kavanoz var kılındığı zamanlardan beri hep ona ev sahipliği yapmaya hazırlanmıştı. Çünkü  içindeki diğerlerinin aksine insanın varoluş amacı iki göreve dayanıyordu.

Birincisi; ubudiyettir ki bütün varlıklar Allah'ı tesbih ve takdis ederek ibadet etmek amacıyla var olmuşlardır. Kavanoz bunun için var kılınmıştır. "Ben, cinleri ve insanları ancak (Ben’i tanısınlar ve) Bana ibadet etsinler diye yarattım." (Zariyat, 56.) Gizli  bir hazine elbette tanınmak ve bilinmek isteyecektir.

İkincisi;  hilafettir. Kavanozu ve içindekileri ifsat etmemek, talan etmemek aksine ıslah etmek ve imar etmek. Daha işin başında "Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım" (Bakara Suresi, 30. ayet) demişti Allah Teala.

"Sizi yeryüzünde meydana getiren ve sizin orayı imar etmenizi dileyen O’dur." (Hud Suresi, 61. ayet)

Tarih boyunca bütün Peygamberler, Allah dostları, dava adamları ve alimler bu büyük kavanozda iyi, güzel, adil ve faydalı olanın yaygınlaşması için; dünyayı güzelleştirmek için çalışmışlardır. İnsanoğlunun en büyük sorumluluğu dünyayı güzel kılmaktır çünkü. Dünya insan için yaratıldı ama sahibi değil emanetcisiyiz... Dünyanın üzerimizde hakkı var.

Dünyayı ifsat edenler, ekini ve nesli bozanlar, insanı sömürenler, yeraltı ve yerüstü kaynaklarını talan edenler, nimet-külfet dengesini gözetmeyenler imtihanı kaybedenlerdir. Dünyayı güzelleştirme heyecanını kaybedenler, ifsat ve talanı engellemenin gayretinde olmayanlar imtihanı kaybedenlerdir. "Komşusu aç iken tok yatanlar" imtihanı kaybedenlerdir. Her ademi bir alem olarak görmeyenler imtihanı kaybedenlerdir. İmtihan hayattır. Hayat iman, müşahede (Allah'ın Adıyla Okumak- Allah'ın Adına Çağırmak) ve Cihat (imar ve ıslah) etmektir.

"Dünyaya geldik gitmeye,
Aşk ile hayatı seyretmeye..."

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar