Dinin Direği, Mü'minin Miracı: NAMAZ
Mehmet Ali AYTEKİN

Mehmet Ali AYTEKİN

İslam / Fıkıh

Dinin Direği, Mü'minin Miracı: NAMAZ

10 Kasım 2017 - 23:57 - Güncelleme: 10 Kasım 2017 - 23:59

Kelime-i şehadetten sonra İslam’ın en önemli rüknü; dinimizin direği, imanımızın alameti, kalbimizin nuru, gönlümüzün süruru, ruhumuzun kuvveti, mü‘minin miracı olan namaz ibadetidir.

Allah’a (c.c.) karşı her türlü şükrü bir arada bulunduran kapsamlı bir ibadet olmasının yanı sıra bizi maddi ve manevi kirlerden arındırarak Rabbimize en çok yaklaştıran bir ibadettir namaz. Mü’mini günde en az beş defa süflî bir hayattan ulvî bir hayata çıkaran, ona, Rabbine olan kulluğunu, takvasını, itaatini, şükrünü, saygısını, sevgisini, bağlılığını arz etme imkânı veren müstesna bir ibadettir namaz.

Belki de tüm bu önemli fonksiyonlarından dolayı, namaz, Hz. Âdem’den itibaren tüm ümmetlere farz kılınan ibadetlerin başında yer alır. Yüce Rabbimiz (c.c.) Kur’an-ı Kerim’de, Efendimiz (s.a.s) de hadis-i şeriflerinde namaz üzerinde ısrarla durmuştur.

Namazın kılınmasını emreden bazı ayet-i kerime ve hadis-i şerifler şu şekildedir:

“… Namaz mü’minlere belirli vakitlere bağlı olarak farz kılınmıştır.(Nisa, 103)

Namazı dosdoğru kılın, zekâtı verin. Kendiniz için her ne iyilik işlemiş olursanız Allah katında onu bulursunuz…” (Bakara, 110)

Müttaki olan o kullar ki, ğaybe inanırlar, namazı dosdoğru kılarlar, kendilerine rızık olarak verdiklerimizden Allah yolunda infak ederler. (Bakara, 3)

Ey inananlar! Sabır ve namaz ile (Allah’tan) yardım isteyin.(Bakara, 153)

Beni anmak/hatırlamak için namaz kıl. (Taha, 14)

Sana vahyedilen kitabı oku ve namaz kıl; çünkü namaz çirkin ve kötü işlerden alıkoyar.(Ankebut, 45)

İslam beş temel üzerine bina kılınmıştır: Allah’tan başka ilah olmadığına ve Hz. Muhammed’in (s.a.s) O’nun kulu ve resulü olduğuna şahitlik etmek, namaz kılmak, zekât vermek, Ramazan orucunu tutmak ve hacca gitmek.(Buhârî, Müslim)

Namaz dinin direğidir.(Tirmizî, Müsned-i Ahmed)

Kim; Allah tarafından farz kılındığına inanarak, rükû, secde ve vakitlerine dikkat etmek suretiyle, beş vakit namazı muhafaza ederse cennete girer.(Müsned-i Ahmed)

 

Namazın farziyetini ifade eden bu ayet-i kerime ve hadis-i şeriflerden hareketle her asırda müçtehitler, namazın sadece farziyetinde değil, aynı zamanda beş vakit olarak farz kılındığında da icma/ittifak etmişlerdir. (Rahmetü’l-ümmeti fi ihtilafi’l-eimmeti, s. 20) Onun içindir ki namazın farz olmadığını iddia eden veya namazı hafife alan, namaz ile alay eden bir kimse dinden çıkacağı gibi onun beş vakit olmadığını iddia eden bir kişi de dinden çıkar. Namazın duadan ibaret olduğunu ya da 2-3 vakit olduğunu iddia eden fasık ve sapık kişilerin bu boş, çürük ve mesnetsiz iddialarının ayet-i kerimeler, hadis-i şerifler ve oluşan icma karşısında hiçbir kıymet-i harbiyesi yoktur. 

Namaz, hicretten yaklaşık 18 ay önce Miraç gecesinde beş vakit olarak farz kılındı. Ancak bundan önce de Efendimiz (s.a.s) ve ilk müslümanlar sabah ve akşam olmak üzere günde iki vakit namaz kılmakta idiler.

Müslümanlar olarak bizler namazı Rabbimizin (c.c.) emri olduğu için kılarız, kılmalıyız; namaz kılmakta bundan başka bir niyetimiz, amaç ve hedefimiz olamaz, olmamalı.

Ayet-i kerime ve hadis-i şerifler, namazı Rabbimizin emrine binaen, O’nun rızasını elde etmek için kılanlara Cenab-ı Hakkın (c.c.) pek çok maddi ve manevi nimetler bahşettiğini; namazı istismar eden, gösteriş için veya farklı niyetlerle kılan ya da namaz kılmayan kişileri de ağır cezaların beklediğini haber verir.

Bir sonraki yazımızda inşallah bu konuya devam edeceğiz.

Selam ve dua ile... 

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar