28 Şubat'a Götüren Süreç...
Abdulkadir SEVEN

Abdulkadir SEVEN

Düşünce / Fikir

28 Şubat'a Götüren Süreç...

02 Mart 2018 - 10:21

12 Eylül 1980 askeri harekatından sonra tüm siyasi partiler, dernek, vakıf ve legal kurumlar kapatılmıştı. Milli Güvenlik Konseyince siyasi partilerin yeniden kurulup faaliyet göstermesine izin verilmesi üzerine seçimlere gidildi. Turgut Özal seçimleri kazanır ve tek başına iktidar olur. 19 Temmuz 1983'te avukat Ali Türkmen başkanlığında Milli Selamet Partisinin görüşlerini benimseyen Refah Partisi (RP) kurulsada Kurucularının Milli Güvenlik Konseyi (MGK) tarafından birkaç defa veto edilmesi sebebiyle, kadrosu, kanunların öngördüğü zamanda tamamlanamadığından 1983 seçimlerine katılamadı. Daha sonra kurucu üyeler arasından veto edilmeyen Ahmet Tekdal parti başkanlığına getirildi. Refah Partisi ülke çapında çok kısa zamanda bütün teşkilatını kurdu. Programında manevi kalkınmaya ve sanayileşmeye ağırlık vereceğini belirterek, Milli Selamet Partisinin muhafazakar-dini oy tabanına yerleşti. İlk olarak 25 Mart 1984'te Ahmet Tekdal başkanlığında yerel seçimlere katıldı. Oyların % 4.44'ünü alarak Urfa ve Van belediye başkanlıklarını kazandı. 28 Eylül 1986'da 11 ilde yapılan milletvekili ara seçimlerine katıldı. Bu seçimlerde % 4.76 oy alabildi. 6 Eylül 1987'de yapılan referandum (halk oylaması) ile bazı eski siyasi parti liderlerine siyaset yapma yasağı kaldırılınca, MSP eski başkanı Necmettin Erbakan Refah Partisi genel başkanlığına seçildi (11 Ekim 1987). 
 
Refah Partisi, Kasım 1987'de yapılan milletvekili erken genel seçimlerine Necmettin Erbakan başkanlığında girdi. Oylarının oranını % 7,16 oranına çıkardı. Ülke genelinde% 10 barajını aşamadığı için milletvekili çıkaramadı. 
 
23 Mayıs 1987 de YÖK ün aldığı kararla Üniversitelerde başörtüsü yasaklandı. Yasağı telin için Sultanahmet meydanında Üniversite gençliği protesto eylemi gerçekletirdi. Zaman Gazetesi ise manşetten ve ek bülten yayınlayarak Darbecilerin yanında yer aldı. 
 
Üniversite etrafında şekillenen İslamcı gençlik çok okuyor; yayınevleri, dergiler etrafında kendilerini ifade ediyorlardı.  
  
Refah Partisi Mart 1989'da yapılan Belediye Başkanlığı Seçimlerinde Türkiye genelinde toplam oy oranını % 9.8'e çıkardı. Kahramanmaraş, Sivas, Şanlıurfa, Van ve Konya illerinin belediye başkanlıklarını kazandı. 
 
ABD ve Rusya arasında ki geçen soğuk savaş dönemi sona eriyor Doğu blok çökerken Batı; Darbeler Ülkesi olan Türkiye'yi yeniden kendi içine çekmeye çalışıyor. Batı uyanan bir Türkiye asla istemediği gibi taşeron örgütler aracılığıyla ülkede suikastlar yapıyordu. 

MİT Müsteşarı Teoman Koman 1989 Aralık ayında Başbakanlığa gönderdiği mesajda '' Dört kişiye suikast yapılacak istihbaratı aldık. Bunların korunması elzemdir'' demesine rağmen gerekli tedbirler alınamadığından( 31 Ocak 1990 Muammer Aksoy,7 Mart Çetin Emeç, 4 Eylül Turan Dursun, 6 Ekim Bahriye Üçok) suikast ve bombalı paket bırakılarak öldürülmüşlerdi.  
 
 20 Ekim 1991 Milletvekili Erken Genel Seçimine Refah Partisi, Milliyetçi Çalışma Partisi, Islahatçı Demokrasi Partisi üçlü ittifak olarak katıldılar. Sultanahmet meydanında 500 Bin kişiyle tarihi miting yapılmış 20 Ekim 1991 Erken Genel Seçimlerine bu şekilde katılan Refah Partisi (RP), Türkiye genelinde kullanılan seçmen oylarının % 16.90'ını alarak TBMM'ye 62 milletvekiliyle girdi. TBMM'de grup kuran dört partiden birisi oldu.  

Türkiye'de her on yılda bir darbe beklenirken medya eliyle adeta darbe çığırtkanlığı yapılıyordu. Kartel Medyasında yayınlanan yazı dizisinde''Yeşil Kuşak Ne İstiyor'' şeklinde günlerce yayınlandı. Türkiye adeta iç savaşa doğru sürükleniyor. PKK güçlendiriliyordu. 

Suikastların ardı arkası kesilmiyor Derin Devlete kim dokunuyorsa ya suikasta uğruyor ya da tehdit ediliyordu. 

24 Ocak 1993 Uğur Mumcu'nun aracına konulan bomba sonucu öldürülmesi. 
24 Mayıs 1993 de silahsız 33 askerin otobüsle gönderilmesi ve hepsinin Bingöl yolunda kurşunlanarak Şehid edilmesi.

Terör olaylarından dolayı Ülkenin düştüğü Ekonomik dar boğaz ve binlerce masum insanın katledilmesi.  

Ülke içinde kutuplaşma ve kamplaşma derinleştikçe(Kürt-Türk,Alevi-Sunni,Laik-Dindar) daha derinleşiyor darbeye zemin hazırlanıyordu. 
 
Aziz Nesin'in İran asıllı Selman Rüştü'nün ''Şeytan Ayetleri'' kitabını tercüme etmesi ve Aydınlık Dergisinde yayınlaması Ülke içinde tepkilere sebep verdi. Son olarak Sivas Madımak Otelinde söylediği''Bin yıl önceki indirilen Kuran'a inanmamı kimse beklemesin'' sözü olayları fitilledi. 
 
Madımak Oteline toplanan kalabalık ve Sivas da sergilenen provekeler neticesinde 2 Temmuz 1993'de 33 kişi dumandan zehirlenerek öldü. 
 
PKK terör Örgütü Erzincan, Başbağlar Köyüne girerek çoluk çocuk demeden 33 kişiyi katletti. Köyü ateşe verdi. Masum onlarca beden. 
 
Koalisyonlar, iç ve dış borçlanma, Dolar karşısında eriyen TL. 

Ocak 1994 de Dolar 19.000 TL ve Merkez Bankası Rezervleri 7 Milyar dolar iken 5 Nisan kararlarıyla dolar 38.000 TL Merkez Bankası Rezervleri de 3 Milyar Dolara geriledi. Vergiler ve iç borçlanma yetmediği gibi cari açığı kapatmak için dışarıya borçlanmak zorunda kaldı. 
DYP_SHP yolsuzlukları İski skandalları vs takip ederek Ülke kontrolden çıkmıştı. 
 
1994 Yerel Seçimlerinde büyük bir sıçrama yaptı; yüzde 19.14 oranında oy alarak, İstanbul ve Ankara belediye başkanlıklarını kazandı. 24 Aralık 1995 genel seçimlerinde yüzde 21.38 oy oranıyla 158 milletvekilliği kazandı ve birinci oldu. Seçimlerden hemen sonra Anavatan Partisiyle yapılan koalisyon görüşmeleri başarısızlıkla sonuçlandı. Doğru Yol Partisiyle kurduğu koalisyon hükümeti (Refahyol Hükümeti) 28 Haziran 1996'da TBMM'de güvenoyu aldı, Erbakan da başbakan oldu.  
 
11 aylık icraat Raporlarında faiz ve dış borçların ne derece düştüğüne şahid oluyoruz. Askeri cunta için bunların hiçbir önemi yok. Sonuçta öncelikli düşman ''İRTİCA'' 

22 Ekim de Erbakan, tepkilere rağmen İslam dünyası ile işbirliği projelerini gündemde tutmayı sürdürdü. İslam ortak pazarı için G-7'ye karşı, D-8'ler grubunu kurma projesini için harekete geçti, İslam dinarı, İslam NATO gücü gibi öneriler gündeme getirdi. 

Bülent Arınç yıllar sonra Erbakan'ın bu tavrı için "Yani eline bir madeni para alıp, İslam Dinarı diye göstermesi, İslam Ortak Pazarı, İslam NATO Gücü, İslam Barış Kuvvetleri, D-8'leri bir başkasına alternatif olarak ortaya koyması, belki ilerde kendince doğru sayılabilecek çalışmalardı. Ama bunları duydukça insanların tüyleri diken diken oluyordu. Biz kendi meselelerimizi anlatamaz oluyorduk" dedi 

3 kasım Susurluk olayı  

"Devlet-Mafya Kolkola" başlığıyla manşetlere taşınan olay Türkiye'nin en büyük skandallarından biri olarak tarihteki yerini aldı. 

Skandal, koalisyonun ortağı DYP'ye uzanmıştı. Ancak Başbakan Erbakan, art arda çıkan devlet-mafya-siyaset ilişkileriyle ilgili suçlamaları, 'fasa fiso' diye tanımladı. Karanlık ilişkilerin aydınlatılması amacıyla Türkiye çapında başlatılan 'sürekli aydınlık için bir dakika karanlık' eylemi için de dönemin Adalet Bakanı Şevket Kazan "Mum söndü oynuyorlar" dedi. 

Batı Çalışma Grubu 

Asker, 1996'nın ikinci yarısında Refah Partisi iktidarına karşı büyük bir psikolojik savaş başlattı. Batı Çalışma Grubu (BÇG) adı altında bir oluşumla, Refah Partisi'nin tüm faaliyetleri izlemeye alındı. Askeri ve sivil bürokraside fişlemeler başladı. Genelkurmay başkanı ve kuvvet komutanları geri planda görünürken, iki isim, Genelkurmay İkinci Başkanı Çevik Bir ve Genelkurmay Genel Sekreteri Erol Özkasnak süreci bizzat yürüttü. BÇG'nin beyni ise, Erbakan'ın Yüksek Askeri Şura toplantısı komutanlara verdiği ve içki servisinin olmadığı yemekte, rakı isteyerek uygulamayı protesto eden Deniz Kuvvetleri komutanı Güven Erkaya'ydı.  

Abdülkadir SEVEN Yazdı

 

 

YORUMLAR

  • 2 Yorum
  • Ömer Asaf
    4 ay önce
    Allah razı olsun hocam süreci çok açıklayıcı anlatmışsınız
  • Ömer Asaf
    4 ay önce
    Allah razı olsun hocam süreci çok açıklayıcı anlatmışsınız

Son Yazılar