Sorma...

Çoğu defa verecek cevabım olmadı içimdeki sorulara, bunları da pas geçiyorum…

28 Aralık 2017 - 14:48 - Güncelleme: 30 Aralık 2017 - 12:30

İzlediğim film karesinin en dramatik sahnelerinden birinde giriyor şarkı, “Sorma ne haldeyim, sorma kederdeyim, sorma başım duman…”

İçimizde yanan kor kor ateşler geliyor şarkıyla beraber bir bir aklıma. Şu yaşıma kadar çözemediğim hayatı bir kez daha gözden geçiriyorum. İçimdeki duygu boşluklarını gözyaşlarıyla kapamaya başlıyorum…

İyilik ve kötülük kavramına takılıyorum evvela. Kim iyi kim kötü, kim neye göre iyi neye göre kötü? Kötü olanlar hep mi kötü, yoksa içlerinde iyilik de olur mu? İyi olanlar hep iyiler mi, yoksa onlarında içlerinde zaman zaman kötülük yer edinir mi? Ben, iyi ve kötü olanları ayırt etmeyi ne zaman öğreneceğim?

Çoğu defa verecek cevabım olmadı içimdeki sorulara, bunları da pas geçiyorum…

Sonra, güven kelimesine takılıp kalıyorum. Güvenip arkadaş dediklerimiz, güvenip dostum dediklerimiz, güvenip sırrımızı verdiklerimiz, güvenip sevgimizi verdiklerimiz. Anlıyorum ki, kor kor ateşler yanıyorsa içimizde en çok da güvencimizin boşa çıkmasındandır. Sırtımızı dayadıklarımızın aslında bize hiç omuz vermediğini öğrendiğimizdendir. Sımsıkı birbirimize tutunduğumuzu sandıklarımızın aslında elimizi hiç kavramadığını idrak ettiğimizdendir.

Güven… Kolayca alıp başını çekip gidiyormuş meğer kuru bir vicdan rahatlatmayla hayatımızdan. Kırılan kalplerin ederi yokmuş vicdan terazisinde. Hissiz olmak, ayakta durmak demekmiş meğer…

Güveni uzaklara uğurlarken, bu kez gözlerim maziye dalıyor. Büyüdüğümüz sokaklar, arşınladığımız yollar, geçip giden yıllar ve elimizde kalan doğrularla yanlışlar, iyi günler ve kötü günler…

Acemi bir muhasebeci gibi üçün beşin hesabını yapmadan, sadece canımın yanıklarıyla ilgileniyorum bu gece. Hayatımıza iyilik katanlar iyilikleriyle beraber değerlerini korurken, ben; gözümüze yaş, içimize ateş düşürenlere odaklanıyorum. Az önce güven demiştim ya hani, alıp başını gidiyor diye. Bakın, aslında gitmiyor, hep ayaklarımıza takılıp duruyor. Ha bire çelme takıyor ve defalarca düşmemize sebep oluyor. Kırılan kalbimizin parçalarını toparlamaksa her zaman olduğu gibi yine bize düşüyor.

Peki, bu kor kor ateşler yanıp kül olduktan sonra Anka gibi yeniden küllerimizden doğuşumuza mı vesile olacak yoksa rüzgâr küllerimizi savuracak ve yok olup gidecek miyiz?

Sormayın…

Söyleyemem…

Hadi hep birlikte açalım bi Müslüm Gürses. O, “Sorma” desin, biz de daha fazla sormayalım. İçine teslim olmak isteyenler bizimle birlikte otursun ağlasın, gururuna teslim olanlar ise yine dimdik yürümeye devam etsin, gölge etmesin…

YORUMLAR

  • 4 Yorum
  • @iates60
    1 ay önce
    Sabahın ilk vakitleridir... Biraz mayhoşluğun, biraz yorgunluğun, belki biraz da kırgınlığın ağır bastığı bir demde buharı taşan, sıcaklığı dışa vuran bir bardaktan demli bir çay yudumlamak ister insan... Çekmekte olduğun tesbih taneleri dahi kederlenir dertlerinden... sonra sıcak bardağa dokunur ellerin ve dudakların yudumlar sıcak çayı... Çayın sıcaklığı yavaş yavaş bedenini sarar. Sonra dostlar gelir aklına. Çay bedenini ısıtır, dostun muhabbeti ise ruhunu... Demli bir çaya demlenmiş muhabbetler gerektir. Dostunda demli o***ı makbuldür naçizane... Demsiz dost, dışı sıcak ama içi buz kesmiş bir bardak gibidir. Çayıda yudum***maz, muhabbeti de sarmaz... Sıcaklığı kandırır seni sadece, inanırsın başta, güvenirsin, muhabbetine dost eylersin. Lakin yanılırsın, yıkılırsın... Sanki kendimizi okuduk. Sormayın işte. Gerçekten çok güzel bir yazı. Kalemine kuvvet, yüreğine sağlık Ayşe hanım. Yazılarınızın devamını bekliyoruz.
  • Ebuzer El Giffari
    1 ay önce
    Gidenleri öp benim için, çünkü benim Cey*** bakışlı bir kır***gıçtan Bile mahcup ruhum var. Buruk bir ömrü yaşasa da bedenim Mutluyum, çünkü hâlâ kılıçtan Utanan bir boynum var. Sorma, ne gam ne tasa Ruhuma ağır gelen bir sessizliğim de var. Eziyetle geçse de üç günlük ömrüm, Mutluyum çünkü, Mahşer-i Kübrada hesap var, cevap Yâr...
  • cigdem derin
    1 ay önce
    Soramadiklarim,sorup cevap alamadiklarim, sormaktan bile vazgecip, umursamaza yatislarim. Aglayalim hic birsey deyismiyecek olsada yapacak baska birsey kalmadigi icin......
  • Tugba albayrak
    1 ay önce
    Oyle de boyle de gecen zaman ve kaybettiklerimiz...Kalemine saglik ayse kaya cok guzel bir anlatim bizi nerelere goturdun boyle...