Kim Mutlu, Özgüvenli ve Başarılı Olmak İstemez ki!

Kim Mutlu, Özgüvenli ve Başarılı Olmak İstemez ki!

Hayattaki her insan mutlu, özgüvenli olmak ister. Keşke mutluluk insan hayatının devamı açısından vazgeçilmez olan hava gibi bedava, su gibi ucuz kolayca elde edilebilecek bir şey olsaydı. Mutluluk kişinin her alanda kendisini çok iyi yetiştirmesi, geliştirmesi, azim gayret ve sabır ile hayatın maddi-manevi gereklerini en doğru, en güzel şekilde yerine getirmesi ile mümkün olabilecektir. 

29 Eylül 2017 - 11:40 - Güncelleme: 29 Eylül 2017 - 12:05

Herkes hem kendisinin hem de canından çok sevdiği çocuklarının onurlu, kişilikli, karakterli özgüven sahibi olmasını ister. Ancak bu güzel hasletler yetişkinlerde veya çocuklarda bilinçli bir şekilde geliştirilmeli; örf, adet, kültürel değerler, zamanın şartları da göz önüne alınarak alan uzmanlarının tavsiyeleri doğrultusunda özel planlama ve çalışmalar yapılmalıdır. Gelişi güzel, rastgele davranışlar, kötü iletişim ve davranış biçimleri ile kimsenin özgüven ve özsaygısı zayıflatılmamalıdır.

Hayatta doğuştan olmayıp sonradan kazanılan hiçbir şeye emek harcamadan, gereklerini yerine getirmeden sahip olunamadığı gibi özgüven, mutluluk ve başarıyı da rastgele, emeksiz, gayretsiz elde etmek mümkün değildir.

Mutluluk, özgüven ve başarı varlık-yokluk ile de direk bağlantılı değildir. Nice varlıklı kimseler mutsuzluk, özgüvensizlik içerisinde kıvranırken, birçok insan ise imkânsızlık, yokluk veya maddi sıkıntı içerisinde yaşamasına rağmen kendisini geliştirerek büyük başarılar elde etmiş, kendileri mutluluklar yaşadığı gibi çevresine de faydalı olarak mutluluklar yaşanmasına vesile olmuşlardır.

Peygamber Efendimiz İslam’ın ilk indiği dönemde kendisini namaz kılarken gören Hz. Ali’ye sen çocuksun bilemezsin dememiş ona ilgi göstermiş İslam’ı en güzel şekilde anlatmıştır. Henüz on yaşında bir çocuk olan Hz. Ali “Şimdiye kadar görmediğim, duymadığım bir şey babama danışayım demiş sonra sabah olunca “Allah beni yaratırken babam Ebu Talib’e sormadı ki ben de Ona ibadet etmek için gidip kendisine danışayım” diyerek büyük bir özgüven göstererek ilk Müslümanlardan olmuştur.

Özgüven özellikle aile başta olmak üzere eğitim ve sosyal çevresinin etkisi ile şekillenir; gelişir veya zayıf kalır.

Mutluluk ve özgüven arasında çok sıkı bir bağlantı vardır. Özgüven ile de irade arasında da çok sıkı bir ilişki vardır. Özgüveni iyi olan bir kişinin iradesi kuvvetli olur. İradesi kuvvetlendikçe kişinin özgüveni de daha çok gelişir.

Özgüveni geliştiren yollardan biri kişinin yapmak istediklerini yazılı hale getirmesi ve aşama aşama nasıl yapılacağını belirlemesidir. Bu konuda o alanda tecrübeli kişilere danışması onlarla istişareler yapması özgüveni de geliştirecektir.

Başarılı olmak isteyen herkesin günlük, haftalık, aylık, üç-altı aylık, bir-üç-beş yıllık planları olması ve bu planlarını esnek ama kararlı bir şekilde uygulayabilecek irade ve özgüvene sahip olması gerekir. Her gün yaptıklarını ve yapacaklarını değerlendirebileceği bir ajandası olması, insanın sahip olduğu en büyük hazinelerden olan zamanı ciddiyet içerisinde doğru değerlendirmesi özgüvenin gelişmesine de çok büyük faydaları olacaktır.

Bir insanın Özgüvenli ve mutlu olmasına katkı sağlayacak 5 S tavsiyemizi sizlerle paylaşmak istiyorum.

  1. Sürekli Gelişim (Maddi-Manevi)
  2. Sağlık (Bedensel-Ruhsal)
  3. Sıla-i Rahim (Akrabalık Bağı)
  4. Spor
  5. Sanat

1SÜREKLİ GELİŞİM: insanın özgüveni zihin-beyin gelişimi ile direk bağlantılıdır. Bilgi ve birikim olarak kendisini çeşitli alanlarda geliştiren kişi kişisel yeterliliğini artırdığı gibi özgüveni de gelişir. Günümüzde birçok insan, eğitim hayatı bitip meslek sahibi olduktan sonra iş ve aile yoğunlukları gibi sebeplerle zihinsel gelişimini yavaşlatmakta hatta tamamen durdurmaktadır. Beynin sağlıklı çalışabilmesi için gerekli olan somut enerji kaynağı, doğru beslenme önemli olduğu kadar soyut enerji kaynağı olan yeni bilgilerin kazanımı da çok önemlidir.  Eğer beyne yeni bilgi girişleri hayatın her döneminde yeterli seviyede olmazsa beyin sağlıklı olarak çalışmasını sürdürmekte zorlanmaya başlar, günlük hayatında sıkıntılar yaşamaya başlayarak çözümü basit küçük olayların bile altından kalkamaz, olayı büyütüp problem haline getirmeye ve basit şeylerden takıntılar oluşturmaya başlar. Bu durum kişinin güncel aile, iş, sosyal hayatını olumsuz etkilemeye, özgüveninin kaybolmasına veya zayıflamasına yol açar. İnsan hem maddi alanda bilgi, beceriler ile kendisini geliştirmeli hem de manevi alanda yeni bilgi ve yerine getireceği ibadetler ile kişilik ve özgüvenini desteklemelidir.

2. SAĞLIK: Bir insanın en önemli hazinesi sağlıktır. Ruh ve beden sağlığı bir bütündür. Beden de hastalıklar olabileceği gibi zihinde de ruhsal hatalıklar ortaya çıkabilmektedir. Bedensel hastalıkların farklı usullerle tedavileri olduğu gibi ruhsal rahatsızlıkların da çok çeşitli tedavi şekilleri vardır. Ruhsal rahatsızlıklar bedensel hastalıklara göre kişi çok daha fazla sıkıntıya yol açar. Düşünme ve davranış bozukluklarına yol açarak kişinin özgüven ve özsaygısını ciddi anlamda olumsuz etkiler. Birçok ruhsal hastalığın tedavisinde irade, maneviyat, özgüven v.b özellikler çok ciddi rol oynar.  

Dengeli beslenme ve ortaya çıkan enerjiyi doğru şekilde harcamak ta kişinin gelişimi ve özgüveni açısından çok önemlidir. İnsan bedeninde özellikle ruhsal sağlığı ve özgüveni direk etkileyen vitaminler vardır. Bu vitaminlerin eksikliği kişide bedensel-zihinsel yorgunluk, baş ağrısı, halsizlik, bitkinlik v.b. belirtileri ile kişiyi ruhsal olarak etkiler, özgüven ve mutluluk kaybına yol açar. Vitaminlerden özellikle B12, D vitaminleri, Omega-3, Magnezyum v.b ruh-zihi üzerinde çok önemli etkileri bulunmaktadır.

3. SILA-İ RAHİM (Akrabalık Bağları): Bir insanın kişilik oluşumunda ve özgüveninin gelişiminde insanlar arası iletişim ve ilişkiler çok önemlidir. Bu anlamda insanın doğup büyüdüğü aile ortamı başta olmak üzere yakın-uzak akrabalar, komşular, aile dostları ile çocukluktan itibaren oluşan çevresindekiler ile iletişimler kişinin karakterinin oluşumunda, öz güveninin gelişiminde çok çok önemlidir. Sıla-ı Rahim kelimesindeki sıla bağ demektir. Rahim Yüce Allah’ın ismi olup şefkat, merhamet anlamlarına gelir. Akrabalık bağlarını sürekli canlı tutmaya “Sıla-i Rahim” ismi verilerek Yüce Allah’ın şefkat ve merhametini akrabalık bağlarına sahip çıkan ve onlarla iletişimini sürekli devam ettirenlere daha fazla vereceğini haber vermektedir. Bu durumda Sıla-i Rahim görevini yerine getirmek kişinin özgüven, mutluluk ve başarısına çok ciddi katkı sağlayacaktır.  Sıla-i Rahim yani akrabalık bağlarını zayıflatan insanlarda özgüven kaybı ve ruhsal rahatsızlıklar çok daha fazla ortaya çıkmaktadır.  

4. SPOR: İnsanın beden sağlığı açısından hareket çok önemlidir. Günümüzde enerjisi, kalorisi yüksek yiyecekler yenilmekte ancak ortaya çıkan enerji tüketilememektedir. Hareketi az çalışma ortamları, en kısa mesafelerde dahi araç kullanımı, asansör v.b teknolojinin hayatımızı kolaylaştıran etkileri biriken enerjinin harcanmasına engel olmaktadır. Beden de çok fazla biriken enerji en fazla beyni zorlamakta, stres ve gerginliklere sebep olmaktadır.  Mensubu olduğumuz Yüce dinimiz İslam tesettüre riayet, harama girmemek v.b kurallara hassasiyetle riayet edilerek yüzme, ata binme, güreş, yürüyüş, koşu v.b sporları tavsiye etmiştir. Hareket eden kişide mutluluk hormonu daha fazla salgılanır. Tüm bedene oksijen daha hızlı yayılır. Terleme ile toksinler dışarı atılır. Kalp hastalığı, şeker, tansiyon, kolesterol v.b bir çok rahatsızlıkların ortaya çıkmasının engellenmesinde sporun önemli etkileri vardır.

5. SANAT: Sanat insanda fıtri olarak var olup ruh çirkin şeylerden uzaklaşmak, iyi-güzel şeylere meyil etmek ister. Sanat insanların bu dünyada gözleri ile gördükleri, kulakları ile işittikleri, duygu ve gönülleri ile his-tasavvur ettikleri olayları ve güzellikleri, insanlarda estetik bir heyecan uyandıracak tarzda ifade etmesidir. Kuran ifadesi ile Yüce Allah " Biz insanı en güzel biçimde yarattık” buyurmaktadır.

İslam sanatları alanında özellikle oymacılık, dokuma, minyatür, süsleme, hat, tezhip, ciltçilik, mimarlık, şiir, Dini Musiki, ney üflemek, ressamlık v.b. sahalarda muhteşem örnekler ortaya çıkmıştır.

Özgüven, irade kuvveti, beyni dinlendirme, yeni beceriler kazanma v.b. bir çok faydası bulunan sanatsal faaliyetler her insanın günlük iş ve aile hayatında yer bulmalı, hayatın her döneminde farklı farklı sanatsal uğraşlar içerisinde her insan bulunmalıdır.

“Bakarsan bağ olur, bakmazsan dağ olur” sözü misali bir insan kendisini sürekli geliştirmeye önem verir, “iki günü eşit olan ziyandadır” düsturunu hayatının her döneminde uygulayarak her gün bedenin su ve gıdalar ile beslediği gibi ruhunu da manevi gıdalar ile besler, zihnini de sürekli yeni bilgi ve beceriler ile geliştirirse bu durum kişiye özgüven kazanımı, artırılması ve korunması açısından çok büyük faydalar sağlayacaktır.

Sağlıklı, huzurlu, özgüvenli bir yaşam dileklerimle…

Eğitimci Yazar Ömer Aydın

Kaynak: Haber Burada

YORUMLAR

  • 2 Yorum
  • Coşkun Adıgüzel
    2 ay önce
    Mutluluğu, özgüveni ve insanı başarıya götüren yöntemleri gayet güzel degerlendirip yorumlamışsınız. Her okuyan kişinin fayda***acağını umuyorum.
  • Mehmet Ali Yiğit
    2 ay önce
    Hocam guzel tespitlerde bulundunuz.Yüce Rabbim bu hasletleri uygulayanlardan eylesin
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
İşgalci İsrail Gazze'yi vurdu
İşgalci İsrail Gazze'yi vurdu
Tam 2 bin yıl sonra sürgün cezasını iptal ettiler!
Tam 2 bin yıl sonra sürgün cezasını iptal ettiler!