DOLAR %
EURO %
ALTIN
BITCOIN 301911-1,96%
Ankara

KAPALI

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

47 okunma

Dünya şampiyonu milli sporcu Tayfun Taşdemir: Bu spor dalında dünyanın en iyi ülkelerinden biriyiz | Semih Saygıner yaşayan 7 efsane arasında

ABONE OL
16 Kasım 2022 03:30
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Bu yıl 74.sü düzenlenen ve dünya çapında 48 sporcunun katıldığı turnuvada kariyerinde ilk defa Ferdi 3 Bant Dünya Şampiyonası’nda kürsüye çıkan ve şampiyon olan milli sporcu Taşdemir, Türkiye’ye bu başarıyı 2003 yılında getiren Semih Saygıner’den sonraki ikinci isim oldu.

Dünya şampiyonu milli sporcu Tayfun Taşdemir, şampiyonluk serüveniyle ilgili Spor Arena’ya açıklamalarda bulundu.

“KARİYERİMDE İLK OLDUĞU İÇİN FERDİ DÜNYA ŞAMPİYONLUĞU’NUN ANLAMI BAŞKA”

Nikos Polychronopoulos’u 16 isteka 50-18, yarı final mücadelesinde Dick Jaspers’ı 20 isteka 50-47, finalde Ruben Legazpı’yi 15 isteka 50-14 ile mağlup ederek dünya şampiyonluğuna ulaştınız. Duygularınızı anlatır mısınız?

Ferdi Dünya Şampiyonası, sadece ülke şampiyonları ve dünya klasmanlarındaki en iyi 16 sporcunun katıldığı bir organizasyon. Şampiyonlar Ligi gibi düşünebilirsiniz. Hem Milli Takımlar hem de Ferdi Dünya Şampiyonluğu’nu yaşadığım için kariyerimin en mutlu anı diyebilirim. Aynı yıl içinde Mehmet Can Çapak’la beraber Milli Takım Şampiyonluğu ve bireysel olarak Ferdi Dünya Şampiyonluğu ikisi bir arada olunca dalya oldu benim için. Daha önce iki defa Semih Saygıner’le, bir defa da Lütfü Çenet’le Milli Takımlar Dünya Şampiyonluğu yaşamıştım. Ferdi Dünya Şampiyonluğu kariyerimde ilk olduğu için çok başka bir anlamı var. Sevincim iki kat arttı. Hem bilardo camiasından hem de Türkiye’nin her yerinden inanılmaz tepkiler aldım. Buradaki duygudaşlık çok önemli benim için. Başarıdan daha çok mutluluğu beraber yaşamamız benim için daha önemli. Ben Türkiye’deki bilardonun bir temsilcisiyim. Diğer bütün temsilciler aynı derecede benim için çok önemli.

Semih Saygıner’den sonra ülkemize bu başarıyı getiren ikinci isim oldunuz. Turnuvaya hazırlık sürecinde neler yaptınız? Çalışmalarınız nasıldı?

Eşim, çocuğumuzu okula bıraktıktan sonra beni de bilardo salonuna bırakıyordu. Sabah 9’da bilardo salonunu ben açıyordum. 4 saat tek başıma antrenman yapıyordum. 3-4 aydır yoğun olarak çalışıyordum. Hem bilardo hem de mental olarak geliştirmeye çalışıyorum kendimi. Geçmişin verdiği tecrübede var. 20 yıldır dünya bilardosunun içerisindeyim. Onun da getirdiği tecrübeyle ve bu çalışmayla gelen bir başarı.

Bu süreçte gerek tavsiye gerekse çalışma anlamında Semih Saygıner’le bir temasınız oldu mu?

Benim dünyadaki ilk şampiyonluğum 2003 yılında Semih Saygıner’le beraber oldu. Benim için kariyerimdeki önemli anlardan bir tanesidir. Dünya şampiyonluğu yaşadığımız zamanlarda beraber aynı salonda antrenman yapıyorduk. Kendisine “usta” diyorum. Tecrübesinden, vizyonundan ve bilgisinden haberdarım. Oyunundaki zorlukları, yaptığı işleri çok yakından gören birisiyim.

“BU BAŞARININ VE HAZZIN HALKIMIZ TARAFINDAN HİSSEDİLMESİ GEREKİYOR”

Basketbol veya futbolda gelen başarıya toplum tarafından verilen tepkinin daha farklı olduğu dile getiriliyor. Bilardonun hem medyada yer bulma süresi hem de insanların bu durumu gündemlerine alması açısından neler söylemek istersiniz?

Bu gururu bütün insanların yaşaması gerekiyor. Maçtan sonraki ağlamaları, kupanın kaldırılması ve marşın çalınması gibi durumları Türk milletinin görmeye ve o hazzı yaşamaya hakkı var diye düşünüyoruz. Bundan eksik kalınıyor. Kişisel olarak medyatik olma gibi bir derdimiz yok. Bunun herhangi bir büyük kanalda yayınlandığını düşünün. Medyada çıktığı anda halkın haberi oluyor. Ama bu hazzın, başarının halkımız tarafından paylaşılması ve hissedilmesi gerekiyor. Diğer spor dallarındaki o keyfi ve onuru yaşıyorsak diğer branşlarda da bunun yaşanması gerekiyor. Diğer sporculara da motivasyon anlamında çok iyi olacağını düşünüyorum. Bu konuda eksiklikler yaşıyoruz. İnşallah her taraftan böyle bir çalışma içine girilir. Spor dallarında başarılı oyuncuların sayısı arttığı sürece insanlar çok daha fazla örnek alabilecek. Küçük çocukların veya gelişmekte olan kardeşlerimizin sadece futbolda yeteneği olmak zorunda değil. Belki güreşte veya teniste çok yeteneklidir. O yetenekleri kaybediyoruz biz. Türk milletinin çok yetenekli ve zeki olduğunu düşünüyorum. Aynı zamanda da pratik zekalıyız. Kültürümüzden ve genlerimizden kaynaklandığı için spor dalına çok yatkınız.

Merak eden ve bu alana yönelmek isteyen genç sporcular için bilardonun tarifini yapar mısınız? Profesyonel anlamda ülkemizden çok az sporcu çıkıyor. Bilardonun gelişimi için neler yapılabilir?

Teknoloji, bilgi ve bilim dönemindeyiz. Bilardonun duayeni olan Raymond Ceulemans’ın şöyle bir sözü var: “bilardo ilk önce bir kültürdür sonra spordur” Bilardoda matematiksel diyagramlar var. Bilimin kendisi spor. Hem sanatsal hem de bilimsel tarafları var. Gelişim anlamında bütün ailelere tavsiye ediyorum. Sporda herhangi bir yenilgide mazeret üretme vardır. Bizde öyle bir durum yok. Vurup sayı yapamadıysanız eğer yüzde 99.9 sizin hatanızdan dolayıdır. Eleştiriyi önce kendiniz yapıyorsunuz. Bu da sizin gelişmenizi sağlıyor. İşin psikolojik tarafını söylemek gerekirse; korku, heyecan ve egonuzla masada tek başınasınız. Topluluk önünde korku, heyecan ve stres yönetimi var. Sizin kendinizi anlattığınız ve karakterinizi yansıttığınız bir spor dalı. Kişisel gelişim olarak inanılmaz faydalı. Şiddetin hiç olmadığı sosyal bir ortam sağlıyor. Saygı, birliktelik ve paylaşım var.

Profesyonel anlamda çok başarılı ve yetenekli sporcular var. Artistik dalında Hacı Arap Yaman ve Serdar Gümüş Dünya ve Avrupa şampiyonu oldu. Yine aynı dalda Barış Çin, turnuvalarda finallere çıkmayı başarmış ve 3.lüğü elde etmişti. Pool branşında ise Eylül Kibaroğlu Avrupa şampiyonu olmuştu. Semih Saygıner zaten bu işin idolü. Murat Naci Çoklu, dünya kupası ve Avrupa şampiyonu olmuştu. Lütfü Çenet, Adnan Yüksel, Yılmaz Özcan gibi isimler de dünya kupası şampiyonluğu yaşadı. Gençler de şu anda Burak Haşhaş, Gençler Dünya Şampiyonu. Milli Takımlar, Gençler ve Ferdi Dünya Şampiyonuyuz. Bunu devam ettirebilecek bir potansiyele sahibiz.

“BİLARDOYU DÜNYA ÇAPINDA DOMİNE EDEN ÜLKELERDEN BİRİYİZ”

Ülkemizden bir Ronald Antonio O’Sullivan çıkar mı sizce?

Çıktı zaten. Semih Saygıner gibi bir isim var. Yıllardır dünyanın en iyilerinden birisi. Dünyanın yaşayan 7 efsane ismi varsa onlardan bir tanesi. Naci Çoklu’yla beraber dünyanın en iyi sporcularından diye bahsediliyoruz. Dünya çapında domineyiz. Kore’yle beraber domine eden iki ülkeden biriyiz. Bu anlamda sporcularımız var. İnşallah sayısı daha da artar. Yukarıda saydığım isimler ve arkadan gelen genç sporcular ileride her zaman domine edebilecek aday sporcular. Son iki senedir ikili bazda milli takımlarda dünya şampiyonuyuz. O kadar güçlüyüz ve dünyanın en kuvvetli oyuncu takımlarından birisine sahibiz. Bu isimler defalarca bayrağımızı yükseltmiş ve marşımızı okutmuş çok özel oyuncular. Onları her zaman alkışlıyorum.

Kore’deki şampiyonluk ve altın madalyadan sonra ileriye dönük hedefleriniz nelerdir?

8 dünya kupası, 1 Ferdi Avrupa Şampiyonası, 1’de Ferdi Dünya Şampiyonası olmak üzere toplamda 10 turnuvadan oluşan bir dünya klasmanı var. Bunu Formula 1 gibi düşünebilirsiniz. Ben şu anda bu dünya şampiyonluğuyla beraber 3.lüğe yükseldim. Hedeflerimden bir tanesi de belli bir dönemde dünyanın bir numarası olabilmek. Semih Saygıner, bu başarıyı yakaladı ve belli bir dönem bir numaraya çıktı. O anlamda bize örnek oldu. İnancım var ve İnşallah bu başarıyı yakalayabilirim. Yeter ki hedefiniz belli olsun, bu yolda yürümek bile iyidir. Varabilmek adına elimizden gelen her türlü kuvveti, emeği vermeye çalışacağız.

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP
300x250r
300x250r

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.