Beynimizin kapasitesi biter mi?

Beynimizin kapasitesi biter mi?

Beynimizin sadece yüzde onluk dilimini kullandığımızı söyleyenlere rastlamışsınızdır. Bunu bir takım bilimsel kanıtlarla destekleyenler de var. Yüzde on beşlere çıkıldığında, yeryüzünün çok ender gördüğü dahiler sınıfına dâhil oluyorsunuz zaten. Yüzde onluk kısım, ancak geri kalanını hayal etmemize izin veriyor.

09 Ekim 2017 - 21:00 - Güncelleme: 09 Ekim 2017 - 21:05

Hard disk dolar mı?

İnsan hafızasından söz ederek başlamak gerekir. İnsan doğduğu andan itibaren gördüğü, duyduğu, dokunduğu, kokladığı her şeyi hafızasına kaydeder. Hatta uzun süre, çok fazla insan yüzü görmek durumunda kalanların gün sonunda yaşadıkları garip yorgunluk halini buraya ekleyebiliriz. Yani her şeyi ama her şeyi kayıt altına almak isteriz. Yine, her insan bir çeşit koleksiyonerdir. Çevresini kendinde biriktirir. 

Peki, bu şekilde süregiden bir yaşamda; beyin artık temel fonksiyonlarından birini yerine getiremez hale gelir mi? Yeni gelecek her kayıt birimi için beyin işlemine, daha önce kaydedilmiş görece önemsiz bir veriyi silerek mi devam edecek? 

Bu, tam olarak bilemeyeceğimiz bir durum. Çünkü eğer bir yerlerde birilerinin başına hakikaten bu şekilde bir olay geliyorsa, bunun bir hastalık çeşidi olarak bir adı vardır. İsimlendirerek kurtulmuşuzdur büyük olasılıkla ondan. Yani, halen insanlığın başına dert açacak kadar büyük değil bu konu. 

Başrolünde Scarlett Johansson’un oynadığı,  Lus Besson’un yönettiği 2014 yapımı bir Fransız bilim kurgu filmi vardı. İnsan beyninin, sınırlarının ne kadar zorlanabileceği üzerine düşünen bir filmdi Lucy. Filmde insanın, beyninin yüzde yüzünü kullanırsa neler olabileceği işleniyordu. Daha yüzde yirmilere çıkıldığında, etrafındaki her şeyi duymaya görmeye falan başlamıştı Lucy. En sonunda, insanlığın başına kadar dönüyordu. Buradan hareket edersek, insan beyninin bir kapasitesi olduğunu söyleyebiliriz. Fakat bunun aksine ben, formel dilde bir karşılığı olmasa bile; şöyle bir argümana yaslanarak insan beyninin bir kapasitesi olmadığını öne süreceğim: insan rüya görür. Rüya görerek her sınırın dışına, her ulaşılmazın yanına kadar varır insan. Bence bu bitimsizlik insan beyninden kaynaklanır. O yüzden birileri ‘overloaded’(aşırı yüklenme) olduğu durumda, buna tıbbi bir isim bulmaları boşuna değil. Bir zaman gelir ve insanlar kuş gribi gibi toplu olarak bu çeşit bir duruma düşerse; bunu o zaman tekrar konuşabiliriz. Fakat o şekilde de, bu durumun bir adı olacak, alzheimer vesaire gibi.

Harici hard disk gerçek midir?

Peki, insan bu ‘kapasiteyi’ artırıp ya da azaltabilir mi? Sınır taşlarını, ufuk çizgilerine kendi eliyle baştan düzenleyebilir mi?

Buraya, bir evet deyip yukarıdaki argümanımı destekleyeyim. Birbiriyle ilişki kurarak akılda tutma gibi basit yöntemlerden bile yola çıksak; bu, bizi genişleyebilir olan ya da geliştirilebilir olan bir beyine yönlendirecektir. Şu ayrıma da işaret etmek gerekebilir: insanın hatırladıklarının, beyninin kapasitesiyle bir alakası yoktur. Neyi hatırlayacağımıza biz karar veremiyoruz sonuç olarak. Oradaki rüya vurgusu bunun içindi. Rüya, sınırları göstermesi açısından önemlidir.  

Yani beyin bedavadır, maliyetli olan kaydettiğimiz veriyi oradan çekip çıkarmak. Çocukluğumuzdan bu yana, duyduğumuz gördüğümüz dokunduğumuz her şey bedava olan beynimizdedir. Yalnız bunun, kâinat gibi sürekli genişleyen bir şey mi yoksa zaten en başından beri geniş mi olduğu sorunsalı için bir şey diyemeyeceğim. Bu çok karmaşık bir döngü. 

Kapasite sonlanırsa ne olur?

Her şeyi sayıp bu ihtimali es geçsek olmazdı. Bir gün beynimizin kapasitesi sonlanırsa, muhtemelen ölürüz. Bu aynı zamanda, göremez duyamaz falan da olmak demek olacağından; kapasitesi biterse insan da biter. Ve eğer böyle bir şey olursa, bu durumu da kendi kendimize yapmış olacağız. Rüyaların da genetiğiyle oynayarak yapacağız bunu. Gurur duyulacak bir şey daha başarmış olacağız; sınırsız bir şeyi tüketerek.

Yargı kesin: rüya görürsek hayat devam eder.

Kaynak: DoktorTV

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
İşgalci İsrail Gazze'yi vurdu
İşgalci İsrail Gazze'yi vurdu
Tam 2 bin yıl sonra sürgün cezasını iptal ettiler!
Tam 2 bin yıl sonra sürgün cezasını iptal ettiler!