DOLAR %
EURO %
ALTIN
BITCOIN 302028-2,18%
Ankara
11°

KAPALI

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

Admin

Admin

29 Kasım 2022 Salı

Rus cephaneliği İngiliz istihbarat raporlarına yansıdı: Durum kritik!

0

BEĞENDİM

ABONE OL

Rusya’nın Herson’dan geri çekilmesi ardından Ukrayna savaşının seyri değişmiş durumda. Rusya, Ukrayna ordusu yerine ülkenin enerji kaynaklarını ve sivil yerleşim birimlerini hedef alıyor. Saldırılarda kullanılan seyir füzeleri büyük tahribata yol açarken, Ukrayna halkının kabusu haline gelen kamikaze drone ‘Shahed-136’ kritik noktaları hedef alıyor

Bu noktada Ukrayna ve Batı İran’ı Rusya’ya silah sağlamakla suçlarken, Tahran, kanıtlara rağmen insansız hava araçlarını Moskova’ya satmadığını söylemişti. İnsansız hava araçlarının saldırılarına tanık olan Ukraynalılar, Shahed-136’ların belirgin bir ses çıkardığını söylüyor. Kamikaze saldırıları düzenleyen bu hava araçlarının havada “motosiklet” gibi ses çıkardığını söylerken, Ukraynalı askerler Shahed-139’ya “uçan çim biçme makinesi” adını taktı.

Uzmanlar söz konusu hava araçlarının günümüz teknolojisine göre ilkel bir yapıda olduğunu ancak alçaktan uçarak radarlara görünmeden etkili saldırılar düzenleyebildiğini söyledi.

YEMEN VE KÖRFEZ SALDIRILARINDA KULLANILDI

İngiltere istihbarat kaynakları söz konusu insansız hava araçlarının daha önce körfezdeki tanker saldırılarında da aktif olarak kullanıldığını söylüyor. Öte yandan ABD Donanması’nın Bahreyn merkezli 5. Filosu, Liberya bandıralı Pacific Zircon tankerine yapılan saldırıya ilişkin soruşturmasının fotoğraflarını ve ayrıntılarını yayınladı. Fotoğraflarda Shahed-136 insansız hava aracının enkazı da dahil olmak üzere birçok delil kamuoyu ile paylaşılmıştı.

İngiltere istihbarat kaynakları insansız hava araçlarının İran’dan sınırlı sayıda alındığı ve Rusya envanterinde sayısının kritik noktada olduğunu raporlarda belirtiyor. Daha önce de füzeler hakkında yayınlanan bir raporda, füze stokları tükenen Rusya’nın Sovyet döneminden kalma envanteri devreye aldığı söylenmişti.

ESKİ FÜZELERİ KULLANIYORLAR

İngiltere Savunma Bakanlığı geçen hafta yaptığı paylaşımda, “Rusya muhtemelen eski seyir füzelerini savaş başlıklarını sökerek kullanıyor. Açık kaynak görüntülerinde nükleer saldırı için tasarlanmış 1980’lerden kalma havadan karaya ateşlenen AS-15 KENT füzesinin sahada kullanıldığı görülüyor.” ifadelerine yer verildi.

Savaş başlıkları sökülen füzelerin hasar ve etki konusunda çok başaralı olamayacağının altı çizilen raporda, bu tür saldırıların Ukrayna savunma sistemleri üzerinde şaşırtıcı etkilere sahip olabileceği kaydedildi.

Raporun devamında şu ifadeler yer verildi:

Füzeler, Ukrayna hava sahasında tuzak olarak kullanılıp hava savunma sistemlerinin yönünü değiştirmek için kullanılabilir. Füzelerden sökülen savaş başlıkları ile balistik etkilerin azalacağı ancak füzelerin kinetik enerji ve düşüşte mevcut olan yakıtın oluşturacağı patlama ile etkili olması mümkün. Son veriler Rusya’nın tükenmekte olan bir Füze cephaneliği olduğu konusunda yüksek kanıtlar içermektedir.”

 

 

 

Devamını Oku

Çanakkale Savaşları Araştırma Merkezi ve Müzesi açıldı

0

BEĞENDİM

ABONE OL

Kentin Kordon olarak bilinen merkezindeki Whittall Konağı, Araştırma Merkezi binası 1910-1911 yıllarında Çanakkale’nin önde gelen levantenlerinden F. R. J. Calvert’in kızı Winifred Calvert’in eşi Godfrey Whittall tarafından cihannümalı bir yapı olarak inşa ettirilmiş (Farsça ‘dünyayı gören’ anlamındaki cihannüma Osmanlı konut mimarisinde, çoğunlukla çatı arasına yerleştirilmiş, manzaraya hâkim, cephesi veya etrafı camekânla çevrili odalara denir). Cumhuriyet’in ilk yıllarında cihannüma kaldırılarak günümüzdeki halini almış. 1930’da Whittall ailesi Türkiye’den ayrıldıktan sonra yapı boş kalmış ve bir yangın esnasında hasar görmüş.

1910’da Whittall’lar tarafından yaptırılan konak (üstte) yangında zarar gördü. Bir süre Sahil Sıhhiye Binası oldu.

Godfrey Whittall ve ailesi tarafından, Türkiye’den ayrıldıkları 1930’lara kadar kullanılan konak, sonrasında kamulaştırılarak 1932’de Hudut ve Sahiller Sıhhat Umum Müdürlüğü’ne devredilmiş ve uzun süre Sahil Sıhhiye Binası ve lojman olarak hizmet vermiş. Konak 2014-2015 yıllarında, müze olarak kullanılmak üzere restore edilmiş. Restorasyon sonrası müzeye dönüştürülemeyen yapı uzun süre boş kalmış. Ardından da 2020’de imzalanan protokolle araştırma merkezi ve müze olarak kullanılmak üzere Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığına devredilmiş. Başkanlık 2020 yılında yapıya büyük hasar veren nem sorunu ve boş kalmasından kaynaklanan eksiklikleri giderip Çanakkale Savaşları Araştırma Merkezi ve Müze olarak işlevlendirdi.

Çanakkale Muharebeleri’nin yaşandığı alanların manevi, tarihi, kültürel ve doğal değerlerini koruyup geliştirmek misyonuyla 2014’te kurulan Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı, gerçekleştirdiği ve desteklediği projelerle ‘Çanakkale ruhu’nu geleceğe taşımak için çalışmalarını sürdürüyor. Stratejik amaçları arasında öğrenen ve öğreten bir kurum olma hedefine odaklanarak sadece Tarihi Alan sınırları içinde değil, şehir merkezinde de Çanakkale Cephesi’ne ilişkin kaynaklara erişimi sağlamak adına Çanakkale Savaşları Araştırma Merkezi halkın ve araştırmacıların hizmetine açıldı. Merkez, milli birlik ve beraberliğimizin harcı olan Çanakkale Muharebeleri başta olmak üzere, savaşların tarihsel arka planına ve toplumlar üzerindeki etkilerine yönelik belgeleri toplamayı, saklamayı ve günümüz izleyicilerine mümkün olan en güçlü şekilde sunmayı hedefliyor.

Bu planlamanın gereği olarak merkez, zengin ulusal ve uluslararası kaynaklardan oluşan bir dijital veritabanı oluşturmak için ilgili arşivlerden ve özel koleksiyonerlerden, bu veritabanını geliştirecek her türlü belge ve dokümanı bünyesinde toplamaya başladı.

Çanakkale Savaşı’na katılan askerlerin hatıratı, orijinal yazılı ve imzalı fotoğraflar şüphesiz arşivin en nadide parçalarını teşkil ediyor.

Arşive katkı sağlayabilir

Çanakkale Muharebeleri üzerine çalışan ulusal ve uluslararası akademisyenler, yerel Tarihi Alan araştırmacıları, tarihi ve kültürel etkinlik düzenleyicileri söz konusu arşive maksimum seviyede katkı sağlayabilecek ve aynı şekilde de arşivden faydalanabilecek.

Bu çalışmalara paralel olarak seçkiler, koleksiyonlar ve sergiler hazırlanması; sayısallaştırma işlemi tamamlanan dokümanlardan seçilmiş bilgi ve belge görüntülerinin devletin, bilimin, gerçek ve tüzelkişilerin hizmetlerinde değerlendirmek için gerekli bilimsel ve teknik hazırlıklar yapılıyor ve elektronik ortamda araştırmacıların hizmetine açılması için çalışmalar devam ediyor. Araştırma Merkezi arşivinde ABD, Danimarka, İsveç, Belçika, İsviçre, Hollanda gibi Çanakkale Savaşı’na katılmamış ülkelerde yayımlanan kitaplardan savaşın tarafı olmuş Newfoundland (Kanada), Malta, Hindistan, Cezayir gibi 16 farklı ülkede yayımlanmış tarihi, edebi, ciddi akademik araştırmalara ve popüler kitaplara kadar yüzlerce eserden oluşan, düzinelerce çalışmaya ışık tutacak nitelikte eser var.

Merkezde, savaşa katılan askerlerimizin ve subaylarımızın fotoğrafları, coğrafi bilgi sistemi üzerinde koordinatlandırılmış haritalar dahil olmak üzere tarihsel değeri olan 7 bin 234 adet arşiv materyali araştırmacılara sunuluyor.

7 binden fazla belge

Türkçe ve yabancı dillerde basılmış kitap, süreli yayın, Osmanlıca eser, belge, harita, fotoğraf, fotoğraf albümü, kartpostal, foto-kartpostal, kartvizit ve pul gibi yazılı/basılı kaynağı barındıran arşivde ‘extremely scarce’ denilen exlibris mühürlü ya da imzalı son derece nadir çok sayıda eser dikkat çekiyor.

Çanakkale Savaşı’na katılan askerlerin hayattayken yayımladıkları ithaflı hatırat kitaplar, orijinal yazılı ve imzalı fotoğraflar şüphesiz arşivin en nadide parçalarını teşkil ediyor. Çanakkale Harbi’ni oldukça objektif şekilde anlatan ve kütüphanelerimizde orijinal nüshaları nadir bulunan Osmanlıca kitaplar arasındaki Harbiye Mektebi’nin, 1920 tarihli konferanslar dizisinden Arıburnu, Seddülbahir, Kumkale, Anafartalar Cephesi başlıklı kitapların her biri, kapaklarındaki özenle çizilmiş illüstrasyonlarla okuyucuyla buluşacak. Çanakkale Muharebeleri esnasında başta Mustafa Kemal Atatürk tarafından yazılan ve imzalanan emirler, muharebelerin seyrini değiştiren komutanlarımızdan 27. Alay Komutanı Mehmet Şefik Aker ile Halis Ataksor gibi komutanlarımızın imzalı raporları ve harp takrirleri, muharebelere bizzat katılan Türk asker ve subaylarının yazdığı mektuplar, hatırat, muharebe alanına dair çizimler ve krokiler, muharebe alanından alınmış fotoğraflar ve albümler, kartpostallar, belgeler, kartvizitler, Osmanlıca eserler, savaşa katılan askerlerimizin ve subaylarımızın fotoğrafları, coğrafi bilgi sistemi üzerinde koordinatlandırılmış haritalar dahil olmak üzere tarihsel değeri olan 7 bin 234 adet arşiv materyalinin arşiv ve kütüphane otomasyon sistemi üzerinden kullanıcıların hizmetine açılması da planlanan etkinlikler arasında.

Arşivde, Çanakkale Savaşı’na katılmamış ülkelerden savaşın tarafı olmuş 16 ülkeye dünyanın pek çok farklı noktasında yayımlanmış kitaplar da var.

ORİJİNAL İMZALI BELGELER SERGİLENİYOR

Araştırma Merkezi’nin müze bölümünde Prof. Dr. Haluk Oral tarafından uzun yıllar boyunca toplanan orijinal tarihi belge ve dokümanlardan oluşan özel bir koleksiyon sergileniyor. 2021’de Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı envanterine dahil edilen kıymetli kayıtlar ‘1915’ten Emirler, Raporlar, Hatıralar: Kurşuna Menzil, Askere Cesaret Sergisi’nde ziyaret edilebiliyor. Çanakkale Cephesi’nde görev alan subaylar ve önemli olaylar hakkında bilgiler içeren yazışmalar koleksiyonun nadir parçaları. 19. Tümen Komutanı Yarbay Mustafa Kemal (ATATÜRK) Bey ve 27. Alay Kumandanı Yarbay Şefik (AKER) Bey’in imzalarını taşıyan emirler birbirini takip eden tarihlerde cephenin en sert günleri içinde kusursuz bir zaman dizini oluşturuyor. Bu bölümdeki benzersiz ve tek belgeler arasında 72. Alay Kumandanı Mehmet Münir Bey, 125. Alay Kumandanı Abdürrezzak Bey, 27. Alay 3. Tabur Komutanı Binbaşı Halis (ATAKSOR) Bey imzalı yazışmalar da var. Yine Çanakkale Muharebeleri’nin önemli olaylarıyla yaşanan kahramanlık hikâyelerini işleyen dönemin gazeteleri ve yakın dönemde ortaya çıkan hatıratlar ve mektuplardan örnekleri de sergide görmek mümkün.

Devamını Oku

Hayallerle düşler arasında, yeşil trenin peşi sıra

0

BEĞENDİM

ABONE OL

Önce hayalini kurdum; yeşil trenin peşine düşecek, dünyanın en güzel yolculuklarından birini yapacaktım. Sonra ilk adımı attım ve Norveç’in dünya güzeli şehri Bergen’e doğru yola çıktım. Vardığımda büyük bir heyecanla soluğu istasyonda aldım.

Flam Demiryolu dünyanın en dik demiryolu hattı olma rekorunu elinde tutuyor. Öyle ki 867 metre rakımdaki Myrdal’dan deniz seviyesinden 2 metre yükseklikteki Flam’a yapılıyor bu yolculuk. Norveç’in eşsiz doğasını anlatmaya sözler yetersiz kalır. Flam Treni, Norveç’in çoğunu sadece trenle keşfedebileceğiniz manzaralarını görmenize olanak sağlıyor. Flam demiryolu fikri ilk 1871’de ortaya çıkmış. 1924’te çalışmalar başlamış, 1940’ta tamamlanmış. Yapımı 16 yıl sürmüş. Yolda gördüğümüz dağların yamaçlarına oyularak yapılan tüneller, neden uzun sürdüğünü kanıtlar gibi.

Fiyortların eteğindeki Flam küçücük bir kasaba. ‘Fiyortların Kralı’ olarak bilinen Sogne Fiyordu (Sognefjord) bu sakin kasabada görülmeye değer güzelliklerden.

Doğanın tam kalbinde

Flam Treni için öncelikle biniş istasyonun olduğu Myrdal’a ulaşmak gerekiyor. Bergen ya da Oslo’dan Myrdal’a trenle gitmek en iyi seçenek. Bergen’den fiyort turu yapan gemilerle Flam’e gidip oradan da Flam Tren yolculuğunu yapabilirsiniz. Önerim Bergen’den Myrdal’a ulaşıp oradan binmek. Biz öyle yaptık. Hafif yağmurlu bir Bergen sabahında istasyona gidip somonlu sandviçlerle kahvaltımızı ettik. Sonra Myrdal trenine atladık. Yolculuk yaklaşık 2.5 saat sürdü. Norveç’in olağanüstü doğasını izlemekten zamanın nasıl geçtiğini anlamadık.

Myrdal’da fonda ahşap kırmızı evlerle tren rayları harika bir manzara sunuyor. Kendinizi doğanın kalbinde, hiçliğin ortasında hissediyorsunuz.

Myrdal’a vardığımızda doğanın kalbinde ama hiçliğin ortasında hissettim. İstasyon yerleşim olmayan bir yerdeydi. Çevresinde gördüklerim sarı, yeşil ve kırmızıya boyanmış birkaç ahşap evden ibaretti. Fonda bu ahşap evlerle tren rayları harika bir manzara sunuyor. Bu güzelliğe yağmur da eklenince Flam Treni’ni beklediğimiz yaklaşık bir saat boyunca doyumsuz bir sonbahar keyfi yaşadık. Bir saat sonra istasyondaki diğer tüm insanlar gibi benim de heyecanla beklediğim an geldi. Meşhur nostaljik yeşil Flam Treni istasyona yaklaşmıştı. Hepimizde heyecan doruktaydı. Trene bir an evvel binmenin telaşı içine girdik. Sonra binince de hangi tarafa oturacağımızı şaşırdık. “Manzara sağdan mı soldan mı daha güzel görüyor” derken sol taraftaki koltuğa oturduk. Yerimiz tam isabetli oldu. Manzara sol taraftan daha güzel görünüyormuş. Fakat aslında ne tarafta oturduğunuzun çok önemi yok. Kimse yerinde durmuyor. Tüm yolu neredeyse ayakta, bir o taraftan, bir bu taraftan, biraz da trenin kapısından görünen nefes kesici manzaraları izlemenin şaşkınlığı içinde geçiriyorsunuz.

Myrdal-Flam arasında çalışan demiryolu 20 kilometre uzunluğunda ve bu efsanevi yolculuk yaklaşık bir saat sürüyor. Tren içindeki ekranlarda, geziyle ilgili bilgi akıyor. Fotoğraflayabileceğiniz manzaralar için uyarı anonsları yapılıyor. Yol boyunca dumanlı dağlar, çiftlikler, şelaleler, akarsular, dağların eteklerindeki kırmızı evlerin muhteşem manzaraları çıkıyor karşımıza. Hayalle gerçeklik arasında gidip geldiğim yolculuk boyunca tüm bu manzaraları bir film şeridi gibi izledim. Yemyeşil doğanın içinde metrelerce yükseklikten akan nehirlerin tadını çıkara çıkara… Dağların eteklerinde dolaşan trenle normalde erişemeyeceğim doğal güzelliklere tanık oldum.

Yol boyunca irili ufaklı 20 tünelden geçiliyor. Bunların çoğu el işçiliğiyle yapılmış. Tüneller, Norveç’in mühendislik harikaları arasında sayılıyor. Tren yolda Kjosfossen Şelalesi’nde 10 dakikalık bir mola veriyor. 225 metre yükseklikten dökülen şelalenin manzarası bu mevsimde çok coşkulu olmasa da inanılmaz güzel…

Kjosfossen Şelalesi

Tren, Flam İstasyonu’na ulaştığında bu yolculuğu bir daha yapma isteği uyandı içimde. Bergen’de tanıştığımız bir gezgin, bir de bisikletle aynı rotayı görmemizi önermişti. Yol boyunca yanlarından geçtiğimiz bisikletlileri görünce nedenini anladım. İstediğiniz yerde durma özgürlüğüyle doğanın tadını çıkarmanın en güzel yolu bu. Güzergâh yokuş aşağı olduğu için bisiklet yolu çok zorlu görünmedi gözüme. Myrdal’da katılabileceğiniz bisiklet turları da var üstelik.

Flam’dan sonraki rotamız Oslo’ydu. Flam’a vardığımızda tren yolculuğunun sevinci ve sarhoşluğuyla rahat hareket edip henüz tren bileti almamıştık. Göl kenarında sisli dağ manzarasına karşı bir şeyler yiyip istasyona döndüğümüzde son trenin çoktan kalktığını öğrenmemiz geç olmadı. Otostopla şansımızı denesek mi diye düşünürken akşam Oslo’ya aktarmalı otobüs olduğunu öğrendik. Neredeyse treni kaçırdığımıza sevinerek Flam’da olmanın tadını biraz daha çıkarmayı ihmal etmedik tabii.

Fiyortların eteğindeki Flam küçücük bir kasaba. Alışveriş yapabileceğiniz dükkânlar, kafe ve restoranlar var. Konaklamak için küçük oteller ve kamp alanlarını da görebilirsiniz. Nehir kenarındaki karavan kampı öyle güzel görünüyordu ki aklım kalmadı değil. Flamsbana Müzesi’ni ziyaret edebilirsiniz. Müzede Myrdal-Flam demiryolu inşaatında kullanılan ekipman, eski zamanlardan kalma lokomotifler ve tren motorları sergileniyor.

Laerdal Tüneli

Dünyanın en uzun tüneli

Flam’den Oslo için aktarma yapacağımız Laerdal’a otobüsle giderken bir tünele girdik. Bir süre sonra tünelin sonu gelmeyince “Neredeyiz biz” diye bir bakma gereği duyduk. Meğer burası dünyanın en uzun karayolu tüneliymiş. Laerdal Tüneli olarak biliniyor. Uzunluğu da tamı tamına 24.5 kilometre. 1.000 metre yüksekliğindeki dağın içinden geçiyor. Kendinizi dev bir mağarada gibi hissediyorsunuz. Bu bilgileri öğrenince beni biraz kapalı alanda kalma sıkıntısı bastı ama tünelin içi çok ferahtı. Havalandırma sistemi sürücü ve yolcuların kendilerini dışarıda hissedecekleri şekilde yapılmış. Her 6 kilometrede bir karşınıza dinlenme alanları çıkıyor. Tünel, sürücülerin dikkatini dağıtmak için özel bir ışıklandırma sistemiyle aydınlatılıyor. Laerdal Tüneli’nden geçmek yolculuğumuzun bonusu oldu.

Bu macera kaça patladı?

Bergen-Myrdal arası tren biletine 358 Norveç kronu (1 NOK yaklaşık 1.83 lira) yani 655 lira ödedik. Myrdal-Flam yolculuğuysa 450 NOK (822 lira). Myrdal-Flam-Myrdal gidiş-dönüş şeklinde alırsanız 650 NOK (1.190 lira). Fiyatlar mevsime göre değişiyor. Flam biletini önceden almanıza gerek yok, trendeyken alabiliyorsunuz. Giderken elimde olsun derseniz ACP Rail internet sayfasından veya Norveç Demiryolları’nın işlettiği NSB firmasının sitesinden bulabilirsiniz. Ancak internetten baktığımızda fiyatlar bizim verdiğimiz rakamların üzerinde görünüyordu, aklınızda olsun. Saatlerini ve ücreti norwaysbest.com sayfasından görebilirsiniz. 

Devamını Oku

Almanya’nın en güzel Noel pazarları

0

BEĞENDİM

ABONE OL

Geçmişi 600-700 yıl öncesine dayanan Noel pazarları genellikle şehrin en önemli meydanına kuruluyor. Normal zamanda hava karardıktan sonra kimseleri göremeyeceğiniz Almanya sokakları, bir anda gece yarılarına kadar dolup taşıyor.

Bir Hıristiyan geleneği olan Noel pazarının tarihi ortaçağa kadar uzanıyor. O zamanlar ‘aralık pazarları’ olarak anılan bu özel mekânların ismi ilk olarak 1298’de, Viyana’da kullanılmış. Bugünkülere benzeyen ilk gerçek örneği Almanya’nın Dresden şehrinde 1434’te düzenlenmiş.

Hıristiyanlar için önemli olan Noel (Christmas) İsa’nın doğuşunun kutlandığı tarih. 25 Aralık’a denk gelen gün ‘Noel günü’ ve öncesindeki 24 Aralık ‘Noel arifesi’ (Christmas eve) de önemli iki tarih. Bu dönemden geriye giden 4 haftalık zamansa Noel hazırlıklarıyla geçiyor ve ‘Advent’ olarak adlandırılıyor. Kasım ortalarından başlayan kutlamalar 25 Aralık günü bitiyor. Noel pazarları bu dönemde kuruluyor. Avrupa genelinde bazı şehirlerde pazarların kapanması 31 Aralık’a hatta ocağın ilk günlerine kadar sarkabiliyor.

Pazarlar, her türlü hediyelik eşyanın ve yiyecek-içeceğin satıldığı irili ufaklı ahşap kulübeler, renkli stantlar, dini canlandırmalar, konser sahneleri, eğlence ve panayır alanları gibi bölümlerden oluşuyor.

Favori lezzetler neler?

Lebkuchen: Zencefil, badem, tarçın gibi baharat çeşitleriyle hazırlanan yumuşak kek-kurabiye gibi tatlı.

Stollen: Bolca kuru meyve parçacıklarıyla hazırlanan, üzeri pudra şekeriyle kaplanan bir çeşit mayalı ekmek-kek arası bir lezzet.

Bauernkrapfen: Bir çeşit donut.

Gebrannte Mandeln/Chouchous: Şekerle ve tarçınla kavrulmuş badem.

Bretzel: Bir çeşit geleneksel Alman simidi.

Flammkuchen: İnce hamur üzerine peynir, soğan ve et serpiştirilerek pişiriliyor.

Marzipan: Yumurta, bal, şeker ve bademle yapılan tatlı/şekerleme.

Bratwurst: Domuz etli Alman sosisi.

Rindswurst: Sığır etli sosis.

Reibekuchen: Kızarmış patates ama yassı.

Glühwein/Vin chaud/Mulled wine/Gløgg: Çeşitli baharatla tatlandırılarak hazırlanan sıcak şarap.

Berawecka: Özellikle Alsas bölgesine özgü, kuru meyvelerle hazırlanan bir çeşit ekmek.

Bu pazarlar gözde buluşma noktaları

Nürnberg (Christkindlesmarkt)
Tarih: 25 Kasım-24 Aralık 2022
Yer: Eski şehir merkezi (Old Town)

Neredeyse 700 yıllık geçmişe sahip pazarın ismi tarihte ilk defa 1628’de geçmiş. Ana meydana ve ona uzanan sokaklarda kurulan pazarlarda 180’den fazla stant ve hediyelikler var. Lezzet açısından pazarın en ünlüsü tarçınlı çörek (lebkuchen) ve Nürnberg sosislisi. Şehrin tarihi bölümü (Old Town) de oldukça etkileyici.

Dresden
Tarih: 23 Kasım-24 Aralık 2022
Yer: Altmark Meydanı

Tarihin en eski Noel pazarı bu şehirde kurulmuş. Dresden Noel tatlısı ‘Dresdner stollenise’ devasa boyutlarda yapılıyor ve parça parça kesilerek hayır için satılıyor. Bunun için her yıl özel bir festival düzenleniyor. Ayrıca
Ore Dağları’nda yetişen orman meyveleriyle yapılan Dresdner Christstollen ekmeğini de denemelisiniz.

Rothenburg ob der Tauber
Tarih: 25 Kasım 2022-23 Aralık 2022
Yer: Marktplatz (Market Square), Grüner Markt (Green Market), Kirchplatz (Church Square) ve The Rathaus (City Hall)

Almanya’nın en büyük değil ama belki de en tatlı pazarlarından biri burası. Geleneksel hamurişlerinin en ünlüsü ‘schneeball’ yani kartopu başta olmak üzere geleneksel Alman tatlıları sizi bekliyor. Korolarla şenlenen pazar, akşam saatlerinde tam bir eğlence alanına dönüşüyor.

Bamberg
Tarih: 22 Kasım-23 Aralık 2022
Yer: Maximilians Meydanı

Şehrin tarihi meydanında 1 ay açık kalan pazarı ışıltılar ve mis gibi kokular eşliğinde geziyorsunuz. Oyuncaklar, incik boncuklar, el yapımı süsler, dini temalı eserlerin sergilendiği onlarca tezgâhı bir arada görebilirsiniz.

Stuttgart
Tarih: 23 Kasım-23 Aralık 2022
Yer: Marktplatz, Schlossplatz, Schillerplatz, Karlsplatz meydanları

300 yıllık bir geleneğe sahip pazarda 287 tezgâh oluyor. Her yıl 3 milyondan fazla kişinin ziyaret ettiği pazarda atlıkarıncadan lokomotife, mum atölyesinden hamurişi yapımına kadar pek çok eğlence var. Şehrin modern mimarisiyle ünlü kütüphanesini de mutlaka görün.

Köln
Tarih: 25 Kasım-22 Aralık 2022
Yer: Köln Katedrali Meydanı

Şehirde kurulan pazarların en ünlüsü Köln Katedrali’nin önündeki. Pazar herkese hitap eden eğlence programlarıyla pek çok kişinin gönlünü kazanmış. Elmalı ve tarçınlı kurabiyeleri tadıp el emeği ürünlere bakarken Noel şarkılarını dinleme fırsatı da bulacaksınız.

Frankfurt
Tarih: 21 Kasım-22 Aralık 2022
Yer: Römerberg, Paulsplatz, Mainkai, Hauptwache, Friedrich-Stoltze-Platz

Kocaman Noel ağacıyla Frankfurt Noel pazarı Almanya’nın en büyüklerinden biri. 20’nci yüzyıl ortalarında okul öğrencilerinin para toplayarak öğretmenlerine yaptıkları 2 metrelik zencefilli kurabiye, herkesin
sevgilisi olmuş. O günden sonra da pazarda satılmaya başlamış. ‘Brenten’, ‘Bethmaennchen’ ve ‘Quetschemaennchen’ ismi verilen minyatür şekerlemeler Frankfurt’un tipik tatlıları. Onların en büyük hayranlarından biri şair Johann Wolfgang von Goethe, diğeriyse Napolyon’muş.

Devamını Oku

‘Caddelerde rüzgâr, aklımızda yeni yıl var’

0

BEĞENDİM

ABONE OL

Modanın kalbi
Karnaval havasında Ulaşılabilir markalar da var Tropikal bir cennet Mücevherden çikolataya…
Via Monte Napoleone

Beşinci Cadde Via Del Corso Orchard Yolu İstasyon Caddesi
Milano, İtalyaDünyada modanın başkentleri arasında gösterilen Milano’nun dar ama şık caddesi Via Monte Napoleone’da hem dünyaca ünlü markaların hem de İtalya’nın yerel butiklerinin en şık mağazaları sıra sıra dizili. Nurgül Büyükkalay “Şık mağazaların ve butiklerin arasında moda yolculuğu yapabilir, şehrin tarihi pastanesi Cova’da klasik İtalyan pastaları ve iyi bir kahve için mola verebilirsiniz” diyor. Sermet Severöz’e göre de “Evrenin en şık giyimli insanları buraya ışınlanmış gibi”…

İngiliz zarafetinin buluşma rotası
Bond Caddesi
Londra, İngiltere

Piccadilly ile Oxford Caddesi’ni birbirine bağlayan caddenin geçmişi 18’inci yüzyıla uzanıyor. Bir zamanlar sanat galerilerinin sıralandığı bir yerken şimdi alışveriş tutkunlarının tercihi. Aynur Tattersall “Son moda koleksiyonlardan seçilen kıyafetlerle bezenmiş gösterişli, rengârenk vitrinlerin cazibesine kapılıyorum gezerken” diyor.

Karnaval havasında
Beşinci Cadde
New York, ABD

Uluslararası markaların amiral mağazalarıyla ucuz ve pahalı yan yana; gerçek bir alışveriş hazinesi. Türkiye markalarına da rastlamak mümkün. Cadde karnaval havasında, her daim kalabalık. Nurgül Büyükkalay burayı Noel döneminde gezmiş ve süslenen mağaza vitrinlerinin seyrine doyamamış.

Ulaşılabilir markalar da var
Via Del Corso
Roma, İtalya

Muhteşem tarihi ve mimarisiyle gezginleri cezbeden Roma, alışveriş meraklılarının da gözdesi. Bir zamanlar at yarışlarının yapıldığı bir yerken şimdilerde Roma’nın zarafetini yansıtan bir alışveriş merkezine dönüşmüş. Caddeden Trevi Çeşmesi ve İspanyol Merdivenleri’ne rahatça gidebilirsiniz. Saffet Emre Tonguç’un da önerilerinden.

Tropikal bir cennet
Orchard Yolu
Singapur

Yaklaşık iki kilometre uzunluğundaki caddede tropikal ağaçlar, rengârenk billboard’lar, çeşit çeşit mağaza ve lüks alışveriş merkezleri sıralanıyor. Adını Hindistan cevizi ve meyve bahçelerinden alıyor. Doğu ve Batı’nın giyim, eşya ve yiyecek markalarının uyumlu bir sentez içinde sergilendiği caddede sanat galerileri de var.

Mücevherden çikolataya…
İstasyon Caddesi
Zürih, İsviçre

Eski şehrin sınırlarındaki cadde, Merkez Tren İstasyonu’ndan başlayarak Zürih Gölü’ne kadar uzanıyor. Birbirinden özel butikler ve mağazaların sıralandığı caddede saatten mücevhere, çikolatadan giyime Avrupa’nın en şık dükkânları var. Birçok kez yılbaşı döneminde ‘Avrupa’nın en güzel süslenen caddesi’ de seçildi.

Mağazalar ve sanat iç içe
Gan Via
Madrid, İspanya

Şehrin en meşhur alışveriş caddesi olmasının yanı sıra en önemli tarihi ve turistik noktalarından biri. Büyüklü küçüklü çok sayıda mağaza, sinema ve tiyatro salonlarına ev sahipliği yapıyor. Cadde boyunca Madrid’in canlı atmosferini hissederek yürümek çok güzel.

Nişantaşı’nın kalbi
Abdi İpekçi Caddesi
İstanbul, Türkiye

Gece kıyafetlerinden gündelik stile hatta butik mağazalara kadar birçok farklı seçenek bulabilirsiniz. Neslişah Şatıroğlu “Dünyaca ünlü markaların ve lokal tasarımcıların merkezi Nişantaşı, şüphesiz vazgeçilmez alışveriş noktalarından biri” diyor.

Hem otantik hem hareketli
Wangfujing Caddesi
Pekin, Çin

Caddenin büyük bir kısmı turistler ve şehrin sakinlerinin daha rahat alışveriş yapması için trafiğe kapalı. Aynur Tattersall “Caddenin otantikliği ve hareketliliği nedeniyle görülmesi ve alışveriş deneyimi yaşanması gereken bir yer” diyerek öneriyor.

Alsancak’ın harikalar diyarı
Kıbrıs Şehitleri Caddesi
İzmir, Türkiye

Dünyaca ünlü moda markalarının yanında lokal butikler ve tasarımcı dükkânları da var. Alsancak’ta alışveriş yapmanın en güzel yanlarından biri, hemen sonrasında Kordon’a karşı içilen yorgunluk kahvesi. Ebru Erke’nin de tavsiyelerinden.

Devamını Oku

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.