Alimler’den Diyanet’e Çıkartma: Gündem Medreseler

Alimler'den Diyanet'e Çıkartma: Gündem Medreseler

SON DAKİKA! Alimler Diyanet İşleri Başkanı Erbaş'la Medresleri Konuştu!

04 Nisan 2018 - 22:27 - Güncelleme: 04 Nisan 2018 - 23:25

Anadolu Alimler Birliği'nden Diyanet İşleri Başkanı Erbaş'a Ziyaret:

Gündem Medreseler

Anadolu Alimler Birliği Başkanı Ömer Faruk Akyya tarafınfdan organize edilen ziyarette neler konuşuldu?

Alimler Birliği Başkanı Akkaya Diyanet'e gerçekleştirdikleri ziyareti sosyal medya hesabından duyurdu.

İşte Akkaya'nın O paylaşımı ve Konuşmanın tam metni

 بسم الله الرحمن الرحيم

حمدا كثيرا طيبا مباركا فيه و الصلاة و السلام على رسول الله  و على آله و أصحابه أجمعين أما بعد، 

4 NİSAN 2018

DİYANET İŞLERİ BAŞKANIMIZIN HUZURUNDA

ANADOLU ALİMLER BİRLİĞİ

ZİYARETİNDE Kİ KONUŞMAMIZIN TAM METNİ..

Sözlerime başlarken bizleri müminler olarak dünyaya getiren ve imanımın eskimeyen eseri kardeşlik ile ruhlarımızı birbirine bağlayarak bizleri dünyada yalnızlığın ürkütücü soğukluğundan azade eden rabbimize hamd-ü senalar.

Müminler arasında

- Fertler arası muhabbet

- Fert ve cemiyetler arası tesanüt

- Teavün

- Karşılıklı hakkı tavsiye

ve daha nice üstün hasletler ile insanlığın en ulvi cemiyetini tesis ederek peygamberleri kendine hayran bırakan Efendimiz’e de salat-ü selamlar olsun.

Ülkemizin içinden geçtiği dahili ve harici zorlu bir süreçte birlik ve beraberliğimizi daha da perçinlemek adına yaptığımız talebimizi muhabbet ve imanî heyecanla kabul eden Muhterem Diyanet işleri Başkanımıza heyet-i ilmiyemiz adına hürmetlerimizi arz ediyorum.

Muhterem Başkanım kabulünüz için çok teşekkür ederim.

Muhterem Başkanım!

Son dönemlerde ülkemiz gündemine getirilen konulara baktığımızda birlik olmanın ve güçleri birleştirmenin önemi bir kez daha açığa çıkmaktadır.

Rabbimiz ’in bizlere emirleri bellidir:

-  Her türlü iyilik ve takvada birbirimize yardımcı olmak,

- Hep birlikte toplumsal kaynaşmayı ve selameti tesis etmek,

-  Kardeş olduğumuzun bilinci içinde kalmaktır.

Ümmet olarak kanlarımız akarken, yaralarımızı sarmamız gerekirken ve ümmetin umudu olmuş Anadolu ruhunu daha da canlandırmamız gerekirken medreseli-ilahiyatlı ayrımı bizleri can evimizden vurmak olacaktır.

Ülke insanımız başta olmak üzere ümmet bizden;

- Ön açacak eskimeyen fikirler

- Aksiyon

-  Toplumdaki itikâdî tahribatları tamir

-  Ahlaki kemalât ve terakki noktasında el birliği.

Akademi ve medreseler olarak tecrübelerimizi muhabbet ile birleştirmek yerine sahip olunan bu ilmi müktesebatı boşa harcamamız ümmete en büyük gadirlik olacaktır.

Ülke ve ümmet bizden ilmen ve fikren öncü neferler için gayretler göstermemize beklerken gündemin hala birlik ve beraberlik için tesis edilmesi birçok cihetle acı bir hadisedir.

İlahi taksimat gereği hepimizin her kişi ve kurumun hak dairede çok âli hizmetleri vardır. Her birisi diğerinin mütemmimidir. Beden için her bir aza diğerinden daha önemsiz değildir.

Hakikatin izini süren ve hakkın ihyası için ilmi ve akademik gayretler içinde olan kardeşlerimizin nerede hizmet ettiklerinden daha çok ilmi müktesebatları ile şeytan ve avenesine karşı ulvi duruşları bizim için önemlidir.

Akademi de medrese de camide cemaat ocakları da bizimdir ve bize ait değerlerimizdir.

Türkiye’nin şu an gündemi bunların hangisinin önemli olduğunu tartışmak değil; bilakis el birliği ile mana hizmetlerine koşmak olmalıdır. 

Medreseler:

Ülkemizde zor dönemlerde fakirlik ve hakir görülmenin bin bir türlüsü ile sabır ve azimle ümmetin ilim saraylarına burçlar dikerek hiçbir resmi hüviyete haiz olmamasına ve büyük badireler altında İman, İslam ve İhsan esasları üzere kadim ilmi geleneğimizi bu günlere taşımış olan, ilmi donanımı yüksek akademisyen kardeşlerimizin yetişmesinde büyük emekler göstermiş medreselerimizin muhafazası; yarın ne ile karşılaşmamız mümkün olmayacak zaman dilimlerinde nesillerimizin tekrar arayacakları ve bulmadıkları vakitte hiç olacakları zamana yatırım yapmaktır.

Bugün bazı eksikliklerini ifade ettiğimiz kadim usul ders halkalarımız, nefis terbiyesi ve irşat faaliyetleri ile de insanlarımızın gönlünde büyük yer tutan irşat ocaklarımız ülke olarak bugün ülkenin dönüşümünde öncü üstatları, liderleri ve akademisyenleri yetiştirmiştir.

Yarın bu alanlara nesillerin ihtiyacını şimdiden görmek gerekmektedir.

Aksi halde kendi geleceğimizi bu günkü sahip olunan güç ile yetinerek yıpratırsak yarın geleceğimiz büyük ıstıraplar içinde kalacaktır.

Yarın ne olacağımız konusunda garantimiz yoktur bu nedenle basiretli hareket edip ümmetin önünü açacak adımları ve stratejileri geliştirmemiz ve birbirimize tavsiye etmemiz gerekir.

Medeniyetimizin beka sebeplerinden olan ilmi geleneğimizi yıkmak isteyenler her dönemde olmuştur.

Burada sizlerden istirhamımız; devletin baba şefkati ile hiçbir evladın diğeri ile kavgasına müsaade etmeden ve aralarında adalet üzere bir sevgiyi ve kucaklamayı tesis etmenizdir.

Her birinin gücünü diğerine bağlamanızdır. Bizler; diyanet camiamız, ilahiyat fakültelerimiz, imam-hatip okullarımız ve medreselerimiz başta bir olmak üzere tüm vakıflarımız ve irşat merkezlerimizle daha büyük ilmi ve irfani hizmetler ortaya koyabiliriz.

Bunu yapacak imkân ve zemin ile Allah Teala bizleri nimetlendirmiş iken yaşanan bazı hadiseler acilen tashih edilmez ise Hak Teala katında büyük veballer altında olduğumuzu ifade etmek isterim. Bunun hiçbir kimseye faydası olmayacaktır.

Bizler hiçbir zaman bizleri karşı karşıya getirmek isteyen yapılara ve kişilere tüm gayretimiz ile engel olmayı önce rabbimize ve sonra da bu ülke insanına karşı manevi bir vazife telakki etmekteyiz.

Ülkemizin son 15 yılda geldiği maddi gücün ve terakkinin içini besleyecek esaslar; ilim, fikir, irfan ve maneviyattır. Bu esasları tesis ve temin edecek olan ise öncelikli tabi ki nezih mensupları ile Diyanet İşleri başkanlığımız ve ilahiyat fakültelerimizdir.

Ancak tüm badirelere rağmen medrese geleneğimizin ilmi ve irfani hizmetleri; sizlerin de bir önceki toplantımızda ve bir çok mecliste ifade ettiği gibi takdire şayan bir durumdur.

Bu kurumları kanadınızın altına alarak sahip olunan fiziki imkanların altını bahsettiğimiz esaslar ile yine sizlerin takdir ve tensipleri ile doldurmasının yollarını aramamız ve bu noktada “ortak projeler” ile hizmet etmemiz gerekmektedir.

Böyle bir süreçte her camianın içinden bu ulvi kurumlarımızı karşı karşıya getirmek isteyen bazı sinsi veya fiilinin neticesini göremeyen yapılan hareketlenmiştir.

Hep birlikte bu tür yapılara karşı daha dikkatli olmamız ve dik bir duruşu göstermemiz gerekir.

Bu duruşa gelecek neslin çok ihtiyacı var.

Bugün yıpratılmak istenen her bir kurumlarımıza toplumun her alanında büyük ihtiyaç vardır.

Bugün ümmetin bin bir meşakkat ile devam ettirdiği yapılarımızın yıpratılmasına sessiz kalmamız bugün ve yarın ihtiyaç duyulması ile intihar ettiğimizi fark edeceğimiz bir husustur.  

Diyanet camiamızla, ilahiyatlarımızla, imam-hatip okullarımız ile, medreselerimiz ile ve cemaatlerimizle her birlikte bu hakikati iliklerimizde hissedecek şekilde görelim.

Bir takım şaz örneklerin hiçbir şekilde irşat ocaklarımızı temsil etmediğinin altını özellikle çizmek isterim.

Mütalaa ettiği yanlış ve hatalı fikirlere yanlış usul ve yöntemler ile cevap vermeye çalışan ve akademi camiamızı zem edici açıklamalar yapanlar hiçbir zaman ne bulunduğu kendi camiasının temsilcisidir.

Ne de medreselerin duruşunu ve bakışını sergiyebilir.

Bu tür şaz örnekler üzerinden genele bir bakış atfedilmeyeceği bilinen bir hakikattir.

Muhterem başkanım!

Dini hamiyeti gereği ilim ve irfan hizmeti yapan medreseleri ve akademiyi kucaklayarak:

- Senede bir defa geniş katılımlı programlar düzenleyelim.

(Akademiden, medreselerden ve cemaatlerden fikir adamları ile birlikte)

- Zaman zaman bölgesel istişare meclisleri,

- Muhabbet söyleşileri, illerde müftülerimiz, medreselerimiz, akademi ve cemaatlerimiz arasında

- Acilen karşılıklı ziyaretleşmeleri tesis etmek

Sayın Başkanım!

Bunu yapmanız, hem yaşadığımız süreçte hem de istikbalde oluşturulmak istenecek fitnelere karşı büyük bir tokat olacaktır.

Bu konuda Türkiye geneli her bir şehrimizden iştirak edecek alimlerimiz ile bir iftar programı için şimdiden zat-ı alinizden de randevu talep etmek istiyoruz.

Muhterem Başkanım

Bizleri kabulünüz ve tensiplerin için zat-ı aliniz başta olmak üzere diyanet işleri başkanlığımıza şahsım ve hizmetkarları olduğum hocalarımız adına şükranlarımı sunarım.

Ömer Faruk AKKAYA

Kaynak: Haber Burada

NOT: Bu içeriğin kaynak belirtilerek kullanılması serbesttir. Kaynak gösterilmesi zorunludur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..